Altın ve gümüş fiyatlarındaki ani yükselişler ve düşüşler, küçük yatırımcıların dikkatini çekti. ABD ile İran arasındaki gerilimin ve ABD’de açıklanan enflasyon verilerinin piyasalara nasıl etki edeceği merak konusuyken, TGRT Haber canlı yayınında yorum yapan ekonomist Sefer Humar, emtia piyasalarında yaşanan çalkantıların sürebileceğini belirtti.
Son günlerde hem ons hem de gram bazında kaydedilen artışların “düzeltmesiz” gerçekleştirildiğini söyleyen Humar, belirli aralıklarla gerilemelerin kaçınılmaz olduğunu dile getirdi. 2025 yılını “TL yılı” olarak nitelendiren Humar, 2026’da Türk lirası faiz ve para piyasası fonlarının ön plana çıkabileceğini ifade etti.
8 bin liradan altın satın alan yatırımcıların durumuna dikkat çeken Humar, altının uzun vadede alternatif bir yatırım aracı olduğunu ancak hızlı fiyat artışları sırasında dikkatli hareket edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

ALTIN VE GÜMÜŞDEKİ DALGALANMALAR DEVAM EDECEK Mİ?
Ekonomist Sefer Humar, TGRT Haber'de gerçekleştirdiği canlı yayınında altın ve gümüş fiyatlarındaki dalgalanma hakkında bilgi verdi. İşte Humar’ın açıklamaları:
Bu dalgalanmanın sürmesi bekleniyor. Neden mi? Fiyatlar 2 binlerden 5 binlere, 3 binlerden 7 binlere kadar yükseldi. Bu süreçte, ons ölçümde ve gram bazında ciddi dalgalanmalar gözlemliyoruz. Ancak yukarı yönlü hareketlerinde herhangi bir düzeltme yaşanmadı. Yani hızlı bir tırmanış yaşandı. Keza 10 gün önce hem gümüşte hem de altında yaşanan düşüşler söz konusu.
Ben 2025'i “TL yılı” olarak tanımlamıştım. Yüksek faiz oranlarını kimse tercih etmez. Zira yüksek faiz, ekonomik anlamda enflasyon üzerinde olumsuz bir etkiye sahiptir. 2025'te yine paranızı TL faiziyle değerlendirme imkânınız olacak. Çünkü 45'leri, 50'leri bulabilirsiniz faiz oranlarında.

TÜRK LİRASINDA KALMAK UYGUN BİR SEÇİM Mİ?
2025’in gerçekten Türk lirası yılı olduğunu belirten Humar, 2026 için yatırım tavsiyesinde bulunmadığını ancak kişisel tasarrufu açısından Türk lirasında kalmanın mantıklı olabileceğini dile getirdi. Özellikle TL faizleriyle emtialar arasında dengeli bir dağılım yapılmasının akıllıca olabileceğini belirtti. Yani ufak miktarlarda altın ve döviz bulundurmak faydalı olabilir.
Kendi tercihlerimden biri de dövizi çok önermemek. Üç dört yıldır dövizde istikrarlı bir duraklama olduğunu gözlemliyoruz. Ancak hâlâ dövize yönelen bazı yatırımcılar var ki bu durumdan pişman olduklarını görmekteyim. Aynı durum konut yatırımları için de geçerli. Döviz üzerinden yapılan konut yatırımları da değer kaybına uğradı. Bu nedenle 2026’da Türk lirası ve güvenilir bulduğunuz para piyasası fonlarına yönelmenizi öneririm.
8 BİN LİRADAN ALTIN ALANLAR NE YAPMALI?
“Altını 8 bin liradan alan yatırımcılar için ne önerirsiniz? Gram fiyatı 16 bin lira seviyelerine ulaşabilir. Onlar ellerindeki altını tutmalı mı?” sorusunu yanıtlayan Humar şu şekilde konuştu:

“Onlar altınlarını tutmalılar. Yüksek fiyatlarda altınlarını satıp gayrimenkul veya araç gibi başka ürünlere yönelenler de söz konusu. Altın biraz farklı bir yatırım aracı. Bazıları, ihtiyaç olması halinde bozdurmak amacıyla altını alıyor. Özellikle kadınlar altını pek seviyor. Kara günlerde, herhangi bir acil durumda yastık altında tutmak için bekletiyorlar. Ancak genel tasarruf amaçlı altın satın alanların 2026 yılında aceleci davranmamaları gerektiği kanaatindeyim.
Nitekim, fiyatlar çok düşükken 2 binlerden 5 binlere, ardından ise 7 binlere kadar yükseldikten sonra düzeltme hareketleri kaçınılmaz olacaktır.”