Emekli maaşlarına dair son analizler, ekonomik gündemdeki en dikkat çekici başlıklardan biri haline geldi. Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun’un gerçekleştirdiği yeni hesaplamalar, emeklilerin uzun yıllardır yaşadığı kayıpları net bir biçimde gözler önüne serdi. Erdursun, TÜİK ve ENAG verilerini karşılaştırarak yaptığı incelemede, en düşük emekli maaşının resmî enflasyona göre 16.881 TL seviyesinde kaldığını, buna karşın ENAG verilerine göre bu tutarın 23.338 TL olması gerektiğini kaydetti. Aradaki 6.500 TL'lik fark, emeklilerin alım gücündeki düşüşün boyutunu gösteriyor.
TÜİK ve ENAG Verileri Arasındaki Fark Büyüyor
Emekli maaşlarını etkileyen en önemli faktörlerden biri olan enflasyon oranları, resmi ve alternatif kaynaklar arasındaki tutarsızlık nedeniyle sık sık tartışmalara yol açıyor. Erdursun’un gerçekleştirdiği kıyaslama, 2021’in başında 1.000 TL olan en düşük maaşın, TÜİK verilerine göre bugün 16.881 TL'ye yükseldiğini; ancak ENAG’in açıkladığı rakamlar üzerinden değerlendirildiğinde bu miktarın 23.338 TL’ye çıkacağını gösteriyor. Bu durum, emeklilerin yıllık bazda yaklaşık yüzde 38 kadar alım gücünü yitirdiğini ortaya koyuyor. Yaşam standartlarındaki fiyat artışlarının maaşlardaki artışlarla örtüşmemesi, bu tartışmanın daha da büyümesine zemin hazırlıyor.

Yüksek Maaşlı Emeklilerde Kayıp Daha Belirgin
Düşük emekli maaşı alanlar, zaman zaman yapılan alt sınır düzenlemeleri ile kısmi bir rahatlama gelse de, yüksek maaşlı emeklilerdeki kayıplar daha dikkate değer bir durum arz ediyor. Erdursun’un açıklamalarına göre, beş kat daha fazla maaş alan bir emekli, TÜİK verileri esas alınarak yapılan düzenlemelerle yüzde 235 oranında bir kayba uğradı. Bu durum, özellikle kök maaşı yüksek olan emeklilerin, gerçek enflasyona karşı daha savunmasız kaldığını gözler önüne seriyor. Emekliler, maaş artışlarının resmi enflasyon oranı yerine gerçek fiyat artışlarına dayalı olarak gerçekleştirilmesi gerektiğini savunuyor.
Ocak 2026 Zammı İçin Beklentiler Düşük
2026 yılının Ocak ayı, emeklilerin zam umudunu yeniden gündeme taşıyor. Ekonomistler, bu dönem için temkinli bir bakış açısı sergiliyor. Yılsonunda açıklanacak olan resmi enflasyon oranının düşük olması, milyonlarca emeklinin beklediği zam oranının altında kalmasına yol açabilir. Bu senaryonun gerçekleşmesi, emeklilerin maaşları ile gerçek enflasyon arasındaki farkın daha da derinleşerek alım gücünü ciddi şekilde etkileyeceği yorumları yapılmasına neden oluyor. Pazar fiyatlarında yaşanan artışlar, emeklilerin maaş revizyonlarının sürdürülebilirlik sınırının altına düştüğünü gösteriyor.

Sorunun Temel Noktasında Alım Gücü Yer Alıyor
Uzmanların ortak görüşü, temel sorunun maaşın parası değil, bu maaşla nelerin alınabileceği olduğu yönünde. Temel gıda fiyatlarındaki ani artışlar, kira bedellerinin yükselmesi, sağlık harcamalarının artışı ve ulaşımda yapılan zamlar, emekli maaşlarının ay sonunu getirmekte zorlanmasına sebep oluyor. Birçok emekli, gelirlerinin günlük yaşam masraflarını karşılamada yetersiz kaldığını ifade ediyor. Bu nedenle ekonomik tartışmaların merkezinde “alım gücünün korunması” konusu bulunmaktadır.
Yılsonu Kararları Milyonlarca Kişiyi Etkileyecek
Emeklilerin beklentilerini etkileyen enflasyon tartışmaları, giderek daha fazla dikkat çekiyor. Kamuoyunda kök maaş sisteminde kapsamlı bir revizyon yapılması ve en düşük emekli maaşının yeniden belirlenmesi talepleri yükseliyor. Hükümetin yılın son çeyreğinde gerçekleştireceği açıklamalar, emeklilerin 2026 boyunca alacakları maaşları doğrudan etkileme potansiyeline sahip. Ekonomistler, gerçek enflasyon oranlarına göre düzenlemenin yapılmasının emeklilerin kayıplarını hafifletebileceğini, ancak mevcut sistemle bu farkın kapanmasının oldukça zor olduğunu belirtiyor.
Emeklilerin gözleri, enflasyon verilerine ve hükümetin olası yeni düzenlemelerine çevrilmiş durumda. Ekonomik koşulların hızlı bir şekilde değiştiği bu süreçte, emeklilerin alım gücünü koruyacak nitelikte adımlar atılmasının büyük önem taşıdığı ifade ediliyor.