Konut Almayı Düşünenler İçin Kaçırılmayacak Bir Fırsat! Finans Danışmanı Önemli Tarih Verdi!

Konut kredisi faiz oranları düşse de, maliyetler vatandaşları zorlamaya devam ediyor. Ev almayı planlayanlar bankaların kapısını çalarken, Ekonomist Muhammet Bayram'dan önemli bir uyarı geldi. Bayram, kredi başvurusunda bulunacaklara sabırlı olmalarını önerirken, faizsiz kredilerin potansiyel risklerine de dikkat çekti. Ayrıntılar için detaylara göz atın.

Son 2,5 yılın en düşük düzeyine inen konut kredisi faiz oranları, emlak sektöründe canlılık yaratmaya başladı. Uzun bir süre yüksek faiz oranları nedeniyle beklemiş olan vatandaşlar, mevcut durumu fırsat olarak değerlendirip finansal hesaplar yapmaya yöneldi. Fakat uzmanlar, halihazırdaki oranların henüz tatmin edici olmadığını ve aceleci bir yaklaşımın, uzun yıllar sürecek bir borç yükü ile sonuçlanabileceğini ifade ediyor. CNN TÜRK ekranlarında önemli değerlendirmelerde bulunan Ekonomist Muhammet Bayram, kredi maliyetlerini detaylı bir biçimde analiz ederken, faizsiz sistemdeki değişiklikleri de yorumladı.

KREDİ ALMAK İÇİN DOĞRU ZAMANDA MIYIZ?

Bayram, yaklaşık 6-7 yıl öncesindeki yüzde 0,69'luk 'efsanevi faiz oranlarını' hatırlatarak, günümüzdeki durumun ciddiyetini vurguladı. O dönemdeki taksitlerin, bu günlerde neredeyse bir yemek masrafına denk geldiğini belirten Bayram, mevcut faiz oranlarıyla yapılan bir hesaplamayı izleyicilerle paylaştı:

'Şu anda geçerli olan faiz oranıyla 2 milyon TL'lik bir kredi için yüzde 2,65'lik bir faiz uygulanıyor ve 120 ay vade ile aylık ödeme miktarı 55 bin 401 TL oluyor. Toplam geri ödeme tutarı ise 6 milyon 683 bin 914 TL'ye tekabül ediyor. Politika faizlerinin düşmeye devam etmesi bekleniyor. Bugünkü politika faizi yüzde 38; 2026’nın sonlarına baktığımızda ise bu oran yüzde 25 civarına gerileyebilir.'

'BİR YIL DAHA BEKLEMEK DAHA İYİ OLABİLİR'

Merkez Bankası'nın faiz indirim sürecine girmesiyle birlikte, kredi maliyetlerinin ilerleyen dönemlerde daha da düşeceği tahmin ediliyor. Bu beklentiden hareket eden Bayram, acil konut ihtiyacı bulunmayanlara önemli bir öneride bulundu:

'Eğer bir zorunluluk yoksa yüksek faiz oranlarıyla kredi almak yerine, bir yıl daha bekleyerek konut sahibi olma olanağı değerlendirilebilir.'

FAİZSİZ SİSTEMDE PEŞİNAT KURALLARI YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLDİ

Yüksek bankacılık faizleri, vatandaşları faizsiz konut ve araç edinme imkanı sunan tasarruf finansman şirketlerine yönlendiriyor. Ancak bu sistemde de bazı kurallar değişikliğe uğradı. Özellikle 'organizasyon ücreti' olarak bilinen katılım bedelinin ödenmesi hususunda yeni düzenlemelere gidildi. Bayram, bu sisteme devlet bankalarının da dahil olduğunu hatırlatarak işlemleri şöyle açıklıyor:

'Devlet bankası da bu sisteme katıldı. Tasarruf finansman sistemlerinde hem özel sektör hem de kamu için geçerli olmak üzere, herhangi bir kefil için kredi kayıt süreci gerekmiyor. Doğrudan bu sisteme kayıt olan vatandaşlar kredilerini alabiliyor. İlk aşamada alacağınız evin bedelini siz belirleyebiliyorsunuz.'

ORGANİZASYON BEDELİNDE TAKSİT DÖNEMİ SONLANDI

Daha önce organizasyon ücretlerinin tamamı taksitlendirilirken, yeni düzenlemeyle birlikte vatandaşların cebinden çıkacak peşinat miktarının arttığı görüldü. 4 milyon TL'lik bir ev üzerinden hareket eden Bayram, sürecin nasıl zorlaştığını şu şekilde açıkladı:

'Önceki dönemlerde, kamu bankası da dahil olmak üzere bu işle ilgili 6 eşit taksit ödenebiliyordu. Yani 320 bin TL'yi her ay eşit olarak ödemek mümkün olabiliyordu. Ancak artık bu sistem değişti. Şimdi 320 bin TL'nin yarısı olan 160 bin TL'yi hemen ödemeniz gerekiyor. İlk tasarruf sürecinde, ikinci tasarruf döneminde de yani taksitler başladıktan sonra dört eşit taksitte ödüyorsunuz.'

PARANIZ DEĞER KAYBEDİYOR: EN BÜYÜK RİSK ENFLASYON

Tasarruf finansman sistemlerinin en büyük dezavantajı ise yüksek enflasyon ortamında paranın değer kaybetme riski. Ev fiyatları artarken, sıra size gelene kadar biriken paranızın alım gücü düşebilir. Bayram, geçmişte yaşanan sorunlara işaret ederek, sistemin yenilenmesi gerektiğinin altını çizdi:

‘Pandemi sonrası dönemde tasarruf finansman sistemine yatırım yapan bazı vatandaşların, vade süresi dolduğunda almayı umdukları evi edinemediklerini gördük. Hem evlerin değeri arttı hem de yatırdıkları paranın alım gücü düştü. Bu sistemin sürdürülebilir olabilmesi için devlet ya da diğer kurumların, o parayı TEFE-TÜFE oranında güncellemeleri lazım.’

İLGİLİ HABERLER