Tarım Kredi Marketlerin finansal tablolarını ortaya koyan ve çiftçi ile bağını giderek zayıflatan yapısını irdelediğimiz yazı dizisinin üçüncü bölümünde, marketlerin neden zarar ettiğine dikkat çekiyoruz.
Yazı dizimizin ilk bölümünde, “tarladan sofraya sloganı neden gerçekçi değil?” sorusunu kooperatiflerin çiftçiden yaptığı ürün alım rakamlarıyla ortaya koymuştuk. Çay örneğinde olduğu gibi Tarım Kredi Marketlerin doğrudan alım yerine aracılar üzerinden daha pahalıya ürün temin ederek aracıların kazancını büyüttüğüne dikkat çekmiştik.
Yazı dizimizin ikinci bölümünde ise Tarım Kredi Marketlere aktarılan 6,3 milyar liralık kaynak konusunu gündeme getirmiştik. Çiftçinin tarımsal üretimde kullanması gereken bu kaynağın, 2025 yılının ilk 6 ayında oluşan 2,5 milyar liralık zararın kapatılmasında kullanıldığı, kalan kısmının ise piyasadan borçlanma amacıyla yapılan sermaye artırımına yönlendirildiği görülmüştü.
Zararın nedeni şube yatırımları değil
Yazı dizimizin üçüncü bölümünde ise Tarım Kredi Marketlerin zararının nedenlerini rakamlarla ortaya koyuyoruz.
İlk bakışta, her yıl artan zararın yeni şube açılışları ve yapılan yatırımlardan kaynaklandığı düşünülebilir. Ancak yayınlanan bilançolar bunun doğru olmadığını gösteriyor. Tarım Kredi Marketlerin zararı esas olarak faaliyet zararından kaynaklanıyor.
Tarım kredi marketlerde zarar nasıl oluştu? (2025'in 6 aylık bilanço özeti)
Hasılat (satış geliri): 29 milyar 47 milyon TL
Satışların maliyeti: 24 milyar 544 milyon TL
Brüt kar: 4 milyar 502 milyon TL
Ancak giderler eklendiğinde tablo değişiyor:
Pazarlama giderleri: 7 milyar 20 milyon TL
Genel yönetim giderleri: 263 milyon TL
Bu kalemler sonucunda şirketin esas faaliyet zararı: 2 milyar 790 milyon TL oluyor.
Öte yandan; yatırım faaliyetlerinden gider yalnızca 4 milyon 877 bin TL görülüyor.
Bu tablo, zararın yatırımlardan değil doğrudan market faaliyetlerinden kaynaklandığını ortaya koyuyor.

Esas faaliyet zararı neyi gösterir?
Esas faaliyet zararı, bir şirketin ana işinden para kazanıp kazanamadığını gösteren en önemli göstergelerden biridir.
Bir şirketin satış gelirlerinden; satışların maliyeti, pazarlama giderleri ve genel yönetim giderleri çıkarıldığında ortaya çıkan sonuç esas faaliyet kârı ya da zararı olarak adlandırılır.
Eğer bu hesap sonunda zarar ortaya çıkıyorsa, bu durum şirketin yatırımlardan değil, doğrudan yaptığı işten zarar ettiğini gösterir.
Başka bir ifadeyle, esas faaliyet zararı, şirketin iş modelinin sürdürülebilir olup olmadığını ortaya koyar.
Görüldüğü üzere, çiftçinin ürününü doğrudan tüketiciyle buluşturmak ve uygun fiyatla satış yapmak hedeflenmesine rağmen, marketlerdeki birçok ürünün fiyatı zincir marketlerle benzer hatta bazı ürünlerde daha yüksek seviyede bulunuyor. Buna rağmen yapılan faaliyetlerden zarar edilmesi, Tarım Kredi Marketlerin kuruluş amacından uzaklaştığını ve iyi yönetilmediğini gösteren en somut örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
Marketlerin zarar etmesi yalnızca gıda fiyatlarına katkı sunamamakla kalmıyor, aynı zamanda çiftçiye üretimde kullandırılması gereken kaynakların da marketlere aktarılması sonucunu doğuruyor.
Gelinen noktada Tarım Kredi Marketlerin, yalnızca kendi kaynaklarını değil Merkez Birliğinin kaynaklarını da tüketen bir yapıya dönüştüğü görülüyor.
Bilanço makyajı belgelerle ortaya çıktı
Diğer yandan sermaye artırımı için Sermaye Piyasası Kuruluna yapılan başvuru, 2025 yılı ilk 6 aylık bilançoda zararı düşük göstermek için nasıl oynandığını da gözler önüne serdi.
Tarımdan Haber Genel Yayın Yönetmeni Sadettin İnan’ın geçtiğimiz Ağustos ayında kaleme aldığı “Tarım Kredi Marketlerde bilanço makyajı: Zarar düşük gösterildi borçlar tırmandı” başlıklı makalede, vergi öncesi zararın 2 milyar 629 milyon 791 bin lira olmasına rağmen, yıl sonuna ertelenen vergi giderinin nakit gibi gösterilmesiyle zararın 1 milyar 563 milyon lira olarak açıklandığına dikkat çekilmişti.

Sermaye Piyasası Kuruluna yapılan başvuru ise gerçek tabloyu ortaya koydu. Belgelerde, 6 aylık zararın 1 milyar 563 milyon lira değil, 2 milyar 578 milyon lira olduğu ortaya çıktı.
Nitekim 17 Aralık 2025 tarihinde yapılan sermaye artırımı başvurusunda, Merkez Birliğinden aktarılan 6 milyar 278 milyon liralık sermayenin 2 milyar 578 milyon lirasının geçmiş dönem zararlarının kapatılmasında kullanılacağının belirtilmesi, bilanço tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.