1500 yıllık sessizlik bozuluyor: 5 ili etkileyecek 7 büyüklüğünde deprem alarmı

6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin yer kabuğunda bıraktığı izler, uluslararası çapta ses getiren yeni bir araştırmayla mercek altına alındı.

Bilim dünyası, 6 Şubat depremlerinin yer altındaki gizemli rotasını çözdü; Amanos hattında biriken devasa enerji, bölge için yeni ve büyük bir tehlikeyi işaret ediyor.

6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin yer kabuğunda bıraktığı izler, uluslararası çapta ses getiren yeni bir araştırmayla mercek altına alındı. Geophysical Journal International dergisinde yayımlanan çalışma, sarsıntının neden belirli bir yöne doğru ilerlediğini ve hangi bölgelerin şu an daha büyük bir risk altında olduğunu bilimsel verilerle ortaya koydu.

Kırılma noktası ve enerji transferi

Prof. Dr. Erhan Altunel, Prof. Dr. Cengiz Yıldırım ve Doç. Dr. Özgür Kozacı tarafından yürütülen ortak çalışma, deprem dalgalarının türkoğlu bölgesine ulaştığında nasıl bir yol izlediğini analiz etti. Uzmanlar, sarsıntının Amanos Dağları’nın sert ve dirençli yapısına çarparak yön değiştirdiğini, daha zayıf bir yapıya sahip olan Karasu Vadisi üzerinden Hatay ve Amik Ovası’na doğru yayıldığını tespit etti. Bu durum, depremlerin sadece fay hatlarını değil, yer kabuğunun fiziksel direncini de takip ettiğini kanıtladı.

1500 yıllık birikim kritik seviyede

Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu, Türkoğlu ile Osmaniye arasındaki fay segmentine odaklanıyor. Yaklaşık 1500 yıldır büyük bir sarsıntı üretmeyen bu hattın, 7 metrelik ciddi bir yamulma ve gerilim birikimine sahip olduğu belirlendi. 2023 yılındaki büyük felaketlerin tetiklediği enerji transferi, bu bölgedeki stresi daha da artırarak tehlikeyi zirveye taşıdı.

Adana ve İskenderun için acil uyarı

Bilim insanları, Amanos hattında biriken bu enerjinin 7 ve üzeri büyüklükte bir depremi tetikleme potansiyelinin oldukça yüksek olduğu konusunda uyarıyor. Özellikle İskenderun Körfezi, Adana ve çevresindeki yerleşim birimleri için vakit kaybetmeden kapsamlı eylem planlarının devreye sokulması gerektiği vurgulanıyor. 1500 yıllık sessizliğini koruyan bu fay hattı, bölgedeki yeni deprem çemberinin merkez üssü olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, yerel yönetimlerin ve halkın bu bilimsel veriler ışığında hazırlıklı olması gerektiğinin altını çiziyor.

İLGİLİ HABERLER