ABD-İran geriliminde "Kadeş" formülü: Piyasalar yükseliş için düğmeye basıyor

Küresel ölçekte Brent petrolün iki haftalık süreçte 20 doların üzerinde değer kaybetmesi, tahvil piyasalarındaki güçlenme ve hisse senetlerinde gözlemlenen yüzde 3-4 bandındaki yükselişler, yatırımcıların gözünü ABD ve İran arasındaki olası uzlaşmaya çevirdi.

Bayram tatili nedeniyle küresel iyimserliği kaçıran Türkiye piyasaları, yeni haftaya enerji fiyatlarındaki düşüş ve uluslararası beklentilerle hareketli bir başlangıç yapmaya hazırlanıyor.

Küresel ölçekte Brent petrolün iki haftalık süreçte 20 doların üzerinde değer kaybetmesi, tahvil piyasalarındaki güçlenme ve hisse senetlerinde gözlemlenen yüzde 3-4 bandındaki yükselişler, yatırımcıların gözünü ABD ve İran arasındaki olası uzlaşmaya çevirdi. Her ne kadar sahada zenginleştirilmiş uranyum veya Hürmüz Boğazı'nın kontrolü gibi temel konularda nihai bir mutabakat sağlanmamış olsa da, piyasalar tarafların "yüz akı" bir anlaşma ile masadan kalkacağına dair beklentileri fiyatlıyor.

Siyasi konjonktür ve seçim baskısı

ABD yönetiminin, özellikle kasım ayındaki ara seçimler öncesinde iç siyasette yaşadığı zorluklar ve Cumhuriyetçi kanattaki oy kaybı, Başkan Trump’ı daha radikal askeri adımlar yerine diplomasiye itiyor. Uzmanlar, iki tarafın da kamuoyuna karşı "kazanan" pozisyonunda görüneceği, tarihi Kadeş Antlaşması benzeri sembolik bir uzlaşının masada olduğunu vurguluyor. Ancak petrol piyasasında jeopolitik risklerin tamamen silinmediği, olası bir Cumhuriyetçi zaferin yeniden gerilimi tırmandırabileceği de analistlerce not ediliyor.

Türkiye için beklentiler ve fırsatlar

Yurt içinde bayram tatili ve CHP kurultayına ilişkin hukuki belirsizlikler, küresel piyasalardaki bu yükseliş dalgasının içeride iskonto edilmesiyle sonuçlandı. Mevcut tabloya bakıldığında, savaş öncesi döneme kıyasla 10 yıllık tahvil getirilerindeki 550 baz puanlık artış ve bankacılık sektöründeki yüzde 25'lik değer kaybı dikkat çekiyor.

Analistler, tarafların uzlaşması ve Hürmüz Boğazı'nın normalleşmesi senaryosunda, Türkiye'nin özellikle bankacılık hisseleri ve devlet iç borçlanma senetlerinde hızlı bir toparlanma süreci yaşayabileceğini öngörüyor. Havacılık sektörü ve tahvil piyasası ise küresel iyimserliğin en çok yansıyacağı alanlar arasında öne çıkıyor.

İLGİLİ HABERLER