Adalet Arayışında Skandal İfadeler: 6 Yaşındaki Çocuğa Mahkeme Salonunda 25 Kez Aynı Soru Soruldu

İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleşen duruşmada, Hifa isimli çocuğun ifadesinin alınış biçimi hukukçuları ve hak savunucularını isyan ettirdi.

Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa'nın şüpheli ölümlerinin ardından görülen davada, cinsel istismar mağduru çocuğun mahkeme salonunda maruz kaldığı travmatik muamele kadın örgütlerinin sert tepkisine yol açtı.

İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleşen duruşmada, Hifa isimli çocuğun ifadesinin alınış biçimi hukukçuları ve hak savunucularını isyan ettirdi. Pedagog eşliğinde özel bir ortamda dinlenmesi gereken 6 yaşındaki çocuğa, kalabalık bir erkek topluluğunun bulunduğu duruşma salonunda 25 kez "Baban sana dokundu mu?" diye sorulması, yargı sürecindeki eksiklikleri bir kez daha gözler önüne serdi.

Kadın Örgütleri Kapı Dışarı Edildi

Davanın bugünkü oturumunda, kadın örgütlerinin müdahillik talepleri mahkeme heyeti tarafından reddedildi. Sanık A.Ş.'nin duruşmaya katılmadığı oturumda, mahkeme başkanının sağlık raporu sunması nedeniyle yargılamada beklenen ilerleme sağlanamadı. Öte yandan mahkemenin, Fatma Nur Çelik'in istismarcısı ile evlenmesine neden olan aileye söz hakkı tanıyacak olması, adalet beklentilerini boşa çıkaran bir başka karar olarak kaydedildi.

"Sorumluluk Sadece Failde Değil"

Duruşma sonrası açıklama yapan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği temsilcisi Müjde Tozbey, yaşanan süreci "devlet kurumlarının ihmali" olarak niteledi. Fatma Nur Çelik'in yaşamını yitirmeden önce adliye koridorlarında yaptığı yardım çağrılarını anımsatan Tozbey, "Beni koruyun" diye haykıran bir annenin çığlıklarının karşılıksız kaldığını vurguladı.

Siyasetçilerden Sisteme Sert Eleştiri

Duruşmaya katılan EMEP Milletvekili Sevda Karaca ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka da mahkemenin tutumunu eleştirdi. Karaca, mahkemenin gizlilik kararını kaldırmamasını ve sanığı tutuklamamasını, "cezasızlık kültürünün bir devamı" olarak yorumladı. Kadın hakları savunucusu Gülsüm Kav ise, yaşam ve ölüm arasındaki net gerçekliğe rağmen adaletin bilinçli olarak yavaşlatıldığını savunarak, etkin bir soruşturma çağrısında bulundu. Davanın bir sonraki duruşması 14 Ekim tarihine ertelendi.

İLGİLİ HABERLER