Türk basınının deneyimli ismi, yıllarını adadığı yargı muhabirliğinden kazandığı derin birikimi roman sayfalarına ve toplumsal hafızayı diri tutan yazı dizilerine taşıyor.
Gazetecilik kariyerine 1997 yılında adım atan Gökçer Tahincioğlu, 2018 yılına kadar süren Milliyet Gazetesi serüveninde Ankara Haber Müdürlüğü ve köşe yazarlığı gibi kritik görevler üstlendi. Yargı dünyasının çetrefilli dosyalarını yakından takip eden Tahincioğlu, bu süreçte mesleki başarısını prestijli ödüllerle taçlandırdı. Abdi İpekçi, Musa Anter ve Metin Göktepe gibi Türk basınının simge isimleri adına verilen ödüllerin sahibi olan yazar, aynı zamanda Çağdaş Gazeteciler Derneği ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin basın özgürlüğü konusundaki takdirlerini kazandı.
Toplumsal hafızanın izinde bir yazar
Tahincioğlu, gazetecilik kimliğini sadece haberlerle sınırlı tutmayarak, Türkiye’nin yakın tarihine ışık tutan kitaplara da imza attı. Özellikle faili meçhul cinayetler, devlet dersinde çocuk hakları ve öğrenci muhalefeti gibi hassas konuları derinlemesine incelediği Beyaz Toros, Devlet Dersi ve Bu Öğrencilere Bu İşi mi Öğrettiler? gibi eserleriyle okur karşısına çıktı. Ayrıca mesleki tecrübelerini aktardığı Çünkü Umurumuzda adlı çalışması ve editörlüğünü üstlendiği derleme kitaplar, onun hak odaklı gazetecilik anlayışının bir yansıması olarak öne çıktı.
Edebiyatla gelen yeni bir soluk
Gazetecilikte kazandığı gözlem yeteneğini 2018 yılından itibaren edebiyat dünyasına aktaran Tahincioğlu, Mühür adlı ilk romanıyla kurgu alanındaki iddiasını ortaya koydu. Ardından 2020 yılında kaleme aldığı Kiraz Ağacı ile edebiyatın en köklü ödüllerinden biri olan Yunus Nadi Roman Ödülü’ne layık görüldü. Edebiyat yolculuğunu 2023 yılında yayımlanan Sabahattin Ali'yi Ben Öldürdüm adlı eseriyle sürdüren yazar, günümüzde T24 Ankara Temsilcisi olarak görev yapmaya ve "Yüzleşme" yazılarıyla okurlarıyla buluşmaya devam ediyor.