Afganistan’da Yürek Burkan İstatistik: Binlerce Çocuk Hayatta Kalma Mücadelesine Kurban Ediliyor

Afganistan, 2021 yılından bu yana yaşadığı derin ekonomik krizin bedelini en ağır şekilde çocuklara ödetiyor. İşsizliğin zirve yaptığı ve temel gıda maddelerine ulaşımın imkansız hale geldiği ülkede, ebeveynlerin çaresizlikten başvurduğu yöntemler insanlık onurunu zedeleyen bir noktaya ulaştı.

Ekonomik çöküşün pençesindeki Afganistan’da aileler, evlatlarını açlıktan korumak ya da borçlarını kapatmak uğruna satmak zorunda kalıyor; raporlar çocuk ticaretinin ulaştığı ürkütücü boyutu gözler önüne seriyor.

Afganistan, 2021 yılından bu yana yaşadığı derin ekonomik krizin bedelini en ağır şekilde çocuklara ödetiyor. İşsizliğin zirve yaptığı ve temel gıda maddelerine ulaşımın imkansız hale geldiği ülkede, ebeveynlerin çaresizlikten başvurduğu yöntemler insanlık onurunu zedeleyen bir noktaya ulaştı. Uluslararası yardım kuruluşu Save the Children tarafından paylaşılan veriler, bir kuşağın geleceğinin nasıl yok edildiğini somut rakamlarla ortaya koyuyor.

Korkunç Veri: 121 Bin Çocuk Risk Altında

Uluslararası gözlemcilerin ve vakıf yetkililerinin 2021-2024 yıllarını kapsayan araştırmaları, krizin boyutunu netleştiriyor. Bu süreçte yaklaşık 121 bin çocuğun, ya ticari bir meta olarak alınıp satıldığı ya da zorla evlilik gibi ağır istismar biçimlerine maruz bırakıldığı tespit edildi. Ailelerin hayatta kalma güdüsüyle verdikleri bu kararlar, Afganistan’daki toplumsal dokunun ne kadar büyük bir hasar aldığının en somut göstergesi olarak kabul ediliyor.

Pazarlarda Çocuk Satışı Yapılıyor

Özellikle kuzeydeki Cevzcan vilayetinden gelen bilgiler, durumun vahametini bir kez daha kanıtladı. Bölgedeki açık pazarlarda çocukların, 1.000 ile 2.000 dolar arasında değişen bedellerle satışa sunulduğu rapor edildi. Uzmanlar, bu durumu yalnızca bir yoksulluk sorunu olarak görmüyor. İstihdam alanlarının yokluğu ve ekonomik çaresizliğin yanı sıra; kırsal bölgelerde yerleşik olan bazı yanlış sosyal pratiklerin, çocukların aile içi sorunları çözmek veya borçları ödemek için birer takas aracı olarak kullanılmasına zemin hazırladığı ifade ediliyor. Sosyologlar, kalıcı bir iyileşme sağlanmadığı sürece bu sistematik istismarın önüne geçilmesinin neredeyse imkansız olduğu uyarısında bulunuyor.

İLGİLİ HABERLER