Afrika'da Türk rüzgarı: Birçok devlet Somali'deki başarı hikayesini talep ediyor

Ankara, gelen yoğun talepler doğrultusunda güvenlik ve kalkınma odaklı yeni ortaklıklar kurmaya hazırlanıyor. Türkiye’nin 2011 yılından bu yana Somali ile inşa ettiği çok yönlü ortaklık, bugün Afrika kıtasındaki pek çok ülkenin dikkatini çekiyor.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye’nin Somali’de yürüttüğü askeri ve ekonomik iş birliği stratejisinin kıta genelinde bir referans noktası haline geldiğini belirtti. Ankara, gelen yoğun talepler doğrultusunda güvenlik ve kalkınma odaklı yeni ortaklıklar kurmaya hazırlanıyor.

Türkiye’nin 2011 yılından bu yana Somali ile inşa ettiği çok yönlü ortaklık, bugün Afrika kıtasındaki pek çok ülkenin dikkatini çekiyor. Efes-2024 tatbikatı kapsamında açıklamalarda bulunan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye’nin sunduğu bu kapsamlı güvenlik ve ekonomik modelin, diğer Afrika devletleri tarafından da örnek alınmak istendiğini duyurdu. Bakan Güler, gelen taleplerin halihazırda değerlendirme sürecinde olduğunu ifade etti.

Kalkınmanın anahtarı güvenlik ve teknoloji

Ankara’nın Afrika’daki stratejisi, sadece askeri eğitimle sınırlı kalmayıp aynı zamanda ülkenin altyapı ihtiyaçlarını ve ekonomik kalkınmasını da kapsıyor. Somali örneğinde görüldüğü gibi, Türkiye önce güvenlik ortamını tesis ederek istikrarın önünü açıyor, ardından hastanelerden liman ve havalimanı işletmeciliğine kadar uzanan geniş bir yelpazede hizmet sunuyor. Bu modelin temelinde, sağlanan güvenliğin yarattığı gelirlerin yerel halkla paylaşıldığı bir istikrar döngüsü yatıyor.

Somali'de sağlanan gözle görülür iyileşme, bölgedeki Türk etkisinin en somut kanıtı olarak gösteriliyor. Başkent Mogadişu’da geçmiş yıllara oranla azalan terör saldırıları ve hız kazanan şehirleşme, Türk modelinin sahadaki başarısını belgeliyor.

Sınırların ötesinde askeri kapasite gücü

Türkiye, Somali kıyılarındaki enerji kaynaklarını koruma altına almak amacıyla bölgeye F-16 savaş uçakları, ATAK helikopterleri ve gelişmiş insansız hava araçları konuşlandırdı. Bu askeri hamle, Ankara’nın sadece eğitim veren bir partner değil, aynı zamanda stratejik çıkarları sahada koruyabilen bir güç olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Ankara’daki diplomatik kaynaklar, Afrika devletlerinin Türkiye’ye yönelmesinin ana nedenini; Türkiye’nin güvenlik sorunlarını çözerken ülkenin ekonomik potansiyelini de harekete geçiren "bütüncül yaklaşımı" olarak tanımlıyor. Uzun vadeli iş birliği arayışında olan ülkeler, Türkiye’nin sahada aldığı riskleri ve yerel halkla kurduğu insani bağı örnek bir model olarak değerlendiriyor.

İLGİLİ HABERLER