AKP'nin yeni stratejisi: Erken seçim değil, 'öne alınmış' adaylık planı

Ankara kulislerinde seçim takvimi tartışmaları hız kazanırken, AKP yönetimi muhalefetin erken seçim taleplerine kapılarını tamamen kapatmış durumda. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylık yolunu açacak anayasal süreci yönetmek isteyen iktidar, stratejisini "erken seçim" yerine "öne alınmış seçim" kavramı üzerine inşa ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üçüncü kez adaylığı için formül arayan iktidar kanadı, muhalefetin ara seçim çağrılarını reddederek rotayı 2027 yılına çevirdi.

Ankara kulislerinde seçim takvimi tartışmaları hız kazanırken, AKP yönetimi muhalefetin erken seçim taleplerine kapılarını tamamen kapatmış durumda. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylık yolunu açacak anayasal süreci yönetmek isteyen iktidar, stratejisini "erken seçim" yerine "öne alınmış seçim" kavramı üzerine inşa ediyor.

Siyasi atmosferi kendi belirlediği takvime göre şekillendirmeyi hedefleyen AKP, bu hamleyle hem ekonomik programın meyvelerini vermesini beklemeyi hem de Erdoğan’ın adaylığı için gerekli olan Meclis desteğini sağlamayı amaçlıyor.

İktidar neden erken seçime mesafeli?

AKP kurmayları, erken veya ara seçim taleplerine karşı oldukça temkinli. İktidarın bu konudaki temel gerekçeleri arasında bölgesel jeopolitik riskler, devam eden ekonomik programın sonuçlarını görme isteği ve "terörsüz Türkiye" hedefiyle yürütülen sürecin kesintiye uğramaması yer alıyor. Ayrıca, mevcut yasama döneminde boşalan milletvekilliklerinin ara seçimi zorunlu kılmadığı görüşü, iktidarın hukuki dayanaklarından biri olarak öne çıkıyor.

Çeyrek asırlık iktidar hedefi

AKP’nin seçim planlamasında en dikkat çekici detay, partinin kuruluşunun 25. yılına denk gelen Kasım 2027 tarihi. Erdoğan’ın "çeyrek asır" vurgusuyla kutlanmasını istediği bu dönem, olası bir seçim için en güçlü aday tarih olarak görülüyor. İktidar, bu tarihe kadar hem teşkilat yapısını konsolide etmeyi hem de seçmen nezdinde "istikrar" algısını güçlendirmeyi hedefliyor.

Meclis aritmetiği ve DEM Parti faktörü

Anayasa gereği Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için Meclis’in seçimleri yenileme kararı alması gerekiyor. Ancak Cumhur İttifakı’nın sandalye sayısı, 360 olan beşte üçlük çoğunluğa ulaşmak için yeterli değil. Bu noktada AKP, muhalefet içinden "seçimden kaçamazlar" argümanıyla fire koparmayı planlıyor.

Siyasi kulislerdeki en kritik soru ise 56 sandalyeli DEM Parti’nin tavrının ne olacağı. İktidarın, "çözüm süreci" kapsamında atılacak adımları seçime yakın bir takvimle birleştirerek DEM Parti’yi ikna etmeye çalışabileceği konuşuluyor. Her ne kadar DEM Parti yönetimi Erdoğan’ın adaylığına destek vermeyeceğini belirtse de, sürecin ilerleyişi ve iktidarın atacağı adımlar, seçim kararının Meclis’ten geçip geçmeyeceğini belirleyecek temel unsur olarak görülüyor.

İLGİLİ HABERLER