AK Parti milletvekilinin eşinin, yargı masraflarından muaf tutulmak adına fakirlik belgesi alması, yerel siyasette ve kamuoyunda büyük bir etik tartışmasını tetikledi.
Aksaray, son günlerde siyasetin gündemine oturan alışılmadık bir iddia ile çalkalanıyor. İktidar partisi milletvekili Hüseyin Altınsoy'un eşinin, dahil olduğu bir hukuk sürecinde mahkeme harçlarını ödememek için yerel bir muhtarlıktan fakirlik belgesi temin etmesi, kamuoyunda tepkilere neden oldu. CHP Aksaray İl Başkanı Bilal Özdemir'in kamuoyuyla paylaştığı belgeler, ekonomik durumu oldukça iyi olduğu bilinen bir ismin, sosyal yardım sistemini suiistimal ettiği eleştirilerini beraberinde getirdi.
Adli yardım sistemi tartışılıyor
Normal şartlarda geliri olmayan veya ekonomik gücü dava masraflarını karşılamaya yetmeyen vatandaşlar için tasarlanan adli yardım mekanizmasının, toplumun yüksek gelir grubuna hitap eden bir milletvekili ailesi tarafından kullanılması, sistemdeki denetim açıklarını gündeme taşıdı. Bilal Özdemir, durumu sert bir dille eleştirerek, emekli maaşıyla geçinmeye çalışan vatandaşların adli yardım başvuruları geri çevrilirken, bir vekil eşinin nasıl "fakir" olarak tanımlanabildiğini sordu. Özdemir, bu girişimin devlet hazinesine yansıyan bir kamu zararı oluşturduğuna ve resmi evrakta usulsüzlük şüphesi taşıdığına dikkat çekti.
Dayanışma sandığı ile ironik protesto
İddiaların ardından CHP kanadı, durumu protesto etmek amacıyla farklı bir yönteme başvurdu. Parti binasında "milletvekili dayanışma sandığı" kuran yetkililer, ekonomik krizle boğuşan vatandaşın geçim mücadelesi ile siyasi imtiyazlar arasındaki uçuruma dikkat çekmeyi amaçladı. CHP Parti Meclisi Üyesi Ali Abbas Ertürk, yaşananları toplumsal adalet duygusunu zedeleyen bir olay olarak nitelendirdi. Konunun hukuki boyutu ve mahkeme sürecinde sunulan belgenin hangi şartlarda düzenlendiği önümüzdeki günlerde yargının vereceği kararla netleşecek. Yaşanan bu kriz, Türkiye'de siyasi etik yasasının hayata geçirilmesi gerektiğine dair talepleri de yeniden güçlendirmiş durumda.