Amsterdam Adasındaki gizemli sığır sürüsünün genetik sırrı çözüldü

Fransız Ulusal Tarım, Gıda ve Çevre Araştırma Enstitüsü (INRAE) bünyesindeki uzmanlar, Amsterdam Adasında insan müdahalesi olmadan çoğalan sığır popülasyonunun genom haritasını çıkardı.

Hint Okyanusunda 140 yıl boyunca izole bir şekilde varlığını sürdüren sığır sürüsü üzerindeki bilimsel incelemeler, evrimsel biyolojide kabul gören ada cüceliği teorisinin her koşulda geçerli olmadığını kanıtladı.

Fransız Ulusal Tarım, Gıda ve Çevre Araştırma Enstitüsü (INRAE) bünyesindeki uzmanlar, Amsterdam Adasında insan müdahalesi olmadan çoğalan sığır popülasyonunun genom haritasını çıkardı. Elde edilen veriler, sürüye dair uzun yıllardır süren biyolojik tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı.

Genetik mirasın dirençli yapısı

Araştırmada, sürünün sadece beş hayvandan türemesine rağmen sahip olduğu genetik direncin kökenleri incelendi. Genetikçi Mathieu Gauthier ve ekibinin yaptığı analizler, popülasyonun yüzde 75 oranında modern Avrupa Jersey ırkı, geri kalan kısmının ise Hint Okyanusu çevresinde görülen zebu sığırları ile akraba olduğunu gösterdi. Bu melez yapının, hayvanlara zorlu ada koşullarında ihtiyaç duydukları adaptasyon avantajını sağladığı öngörülüyor.

Ada cüceliği teorisi çürüdü mü

Bilim dünyasında küçük adalara bırakılan büyükbaş hayvanların besin kısıtı nedeniyle nesiller içinde küçüldüğünü savunan ada cüceliği hipotezi, bu vaka ile yeniden sorgulanıyor. Çalışma, sürünün zaman içinde küçülmediğini, aksine adaya getirilen ilk beş sığırın zaten küçük yapılı olduğunu ortaya koydu. Ayrıca, yüzde 30 gibi yüksek bir akraba evliliği oranına karşın, hızlı nüfus artışının genetik çöküşü engellediği ve sürünün 1950li yıllarda 2 bin başa kadar ulaştığı belirtildi.

Ekolojik denge ve nihai karar

Sürünün bölgedeki nadir bitki örtüsüne ve özellikle nesli kritik seviyede tehlike altında olan Amsterdam albatrosuna zarar verdiği saptandı. Yerel ekosistemi korumak amacıyla başlatılan uzun soluklu bir program kapsamında, 2010 yılında adadaki son sığırlar da tahliye edildi. Bugün bilim insanları, saklanan nadir DNA örnekleri üzerinden bu sıra dışı popülasyonun genetik tarihini aydınlatmaya devam ediyor.

İLGİLİ HABERLER