Ankara ve Washington Arasında Yeni Enerji Denkleminde Gerilim

Suriye sahasında uzun süredir devam eden terörle mücadele başlıkları ve ABD’nin bölgedeki askeri varlığına ilişkin yaşanan tıkanıklıklar, son dönemde liderler düzeyindeki diplomasi ile bir ivme kazandı.

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde Suriye ve Halkbank süreçlerinde sağlanan diplomatik ilerlemeye rağmen, Doğu Akdeniz’de kurulan yeni enerji iş birliği mekanizması iki başkent arasında yeni bir fikir ayrılığını gündeme taşıdı.

Suriye sahasında uzun süredir devam eden terörle mücadele başlıkları ve ABD’nin bölgedeki askeri varlığına ilişkin yaşanan tıkanıklıklar, son dönemde liderler düzeyindeki diplomasi ile bir ivme kazandı. Amerikan birliklerinin çekilme süreci ve DEAŞ bağlantılı unsurların bölgeden tahliyesi gibi kritik hamleler, Türk-Amerikan ilişkilerinde birikmiş bazı dosyaların çözüm yoluna girdiğine işaret ediyor. Benzer şekilde, uzun yıllardır gündemi meşgul eden ve Türkiye’yi hedef alan Halkbank davasında da siyasi ve hukuki süreçlerin artık farklı bir aşamaya geçtiği değerlendiriliyor.

Bölgesel İş Birliklerinde Türkiye Faktörü

İki ülke arasındaki temel kriz başlıkları soğumaya bırakılmış görünse de, Doğu Akdeniz’de kısa süre önce atılan adımlar dikkat çekiyor. ABD Enerji Bakanlığı öncülüğünde Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail ile kurulan 3+1 formatındaki enerji mekanizması, bölgedeki kaynakların yönetimi konusunda Türkiye’nin dahil edilmediği yeni bir yapı olarak öne çıkıyor. Diplomatik kulislerde, bu oluşumun bölgedeki istikrarı güçlendirme amacı taşıdığı iddia edilse de, mekanizmanın yapısı ve hedeflediği stratejik iş birliği alanları Ankara’nın bölgedeki hak ve menfaatleri açısından yakından takip ediliyor.

NATO Zirvesi ve F-35 Beklentisi

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin bir diğer kritik eşiğini ise yaklaşan NATO zirvesi oluşturuyor. Ankara’nın, özellikle CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35 programına geri dönüş konusunda müttefiklik hukukuna uygun adımlar beklediği biliniyor. S-400 savunma sistemlerine endeksli krizin aşılması için yaratıcı diplomatik formüller üzerinde çalışan Dışişleri Bakanlığı, NATO çatısı altında atılacak somut adımların ilişkilerdeki tıkanıklığı giderebileceğini vurguluyor.

Öte yandan, bölgedeki yeni enerji ittifakı gibi hamlelerin, uzun süredir onarılmaya çalışılan güven ortamına zarar verebileceği uyarısı yapılıyor. Diplomatik gözlemciler, Washington’ın bir yandan sorunları çözmek için masaya oturduğunu, diğer yandan ise Türkiye’nin enerji stratejilerini kısıtlayabilecek yeni oluşumları desteklediğini belirterek, bu durumun ikili ilişkilerde "sorun çözerken yeni sorunlar ekleme" sarmalına yol açabileceği endişesini dile getiriyor.

İLGİLİ HABERLER