Jared Kushner liderliğindeki yatırım grubunun Sazan Adası planı, bölgedeki ekolojik dengeyi bozacağı ve dış bağımlılığı artıracağı gerekçesiyle geniş çaplı tepkilere yol açıyor.
Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın desteklediği lüks tatil köyü projesi, başkent Tiran’da düzenlenen kitlesel gösterilerle protesto edildi. ABD eski Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın yönetimindeki Affinity Partners tarafından planlanan ve Sazan Adası ile koruma altındaki Vjosa-Narta lagününü kapsayan inşaat girişimi, çevre aktivistleri ve vatandaşlar tarafından reddediliyor. Göstericiler, bölgenin ekolojik hassasiyetine dikkat çekerek "Arnavutluk satılık değil" yazılı dövizlerle tepkilerini dile getirdi.
Projenin çevresel etkilerinin yanı sıra, Başbakan Rama’nın İsrail ile kurduğu yakın ilişkiler ve projeye yönelik dış kaynaklı bir "koordineli saldırı" olduğu iddiası da tartışmaların merkezinde yer alıyor.
Ekolojik endişeler ve Flamingo Devrimi
Vjosa-Narta lagünü, tepeli pelikanlardan flamingolara kadar yüzlerce kuş ve balık türüne ev sahipliği yapan kritik bir ekosistem olarak tanımlanıyor. Çevre koruma örgütleri, bu doğal yaşam alanının betonlaşmasının kalıcı bir felakete yol açacağını savunuyor. Protestolar sırasında kullanılan sembolik şişme flamingolar, eylemlerin uluslararası basında Flamingo Devrimi olarak anılmasına neden oldu. Benzer destek gösterileri, Yunanistan’ın başkenti Atina ve İtalya’nın Milano şehirlerinde yaşayan Arnavut göçmenler tarafından da gerçekleştirildi.
Siyasi gerilim ve İsrail bağlantısı
Başbakan Edi Rama, muhaliflerin iddialarının aksine, projeye karşı yürütülen kampanyanın yabancı aktörlerce kışkırtıldığını ve antisemitik bir söylem barındırdığını öne sürdü. Ocak ayında İsrail’e gerçekleştirdiği resmi ziyarette dile getirdiği ifadelerle kamuoyunda dikkat çeken Rama, huzursuzlukların arkasında yatırımın geleceğini manipüle etmeye çalışan odakların bulunduğunu iddia etti. Diğer taraftan, Kushner’ın Affinity Partners şirketinin İsrail savunma sanayii ile ilişkili ticari ortaklıkları, projenin bölgeyi uzun vadede İsrail odaklı bir yerleşim alanına dönüştürebileceğine dair kaygıları besliyor.
Hükümet kanadı henüz resmi bir teklifin onaylanmadığını belirtse de, Arnavutluk kamuoyunda projeye karşı oluşan muhalefet her geçen gün derinleşiyor. Hükümetin atacağı adımlar ve çevresel koruma alanlarına ilişkin nihai kararlar, ülkede toplumsal tansiyonun seyrini belirleyecek ana unsur olarak görülüyor.