Bahçeli’nin yeni yol haritası masaya yatırıldı: İktidar bloğunda büyük çatlak mı var?

Dr. Burak Bilgehan Özpek, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Kürt meselesine dair son çıkışını analiz ederek, önerilen çözüm modelinin rasyonellikten uzak ve tarihsel verilerle çeliştiğini savundu.

Siyaset bilimci Prof. Dr. Burak Bilgehan Özpek, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Kürt meselesine dair son çıkışını analiz ederek, önerilen çözüm modelinin rasyonellikten uzak ve tarihsel verilerle çeliştiğini savundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Türkgün gazetesinde kaleme aldığı ve PKK lideri Abdullah Öcalan’a yönelik statü tartışmalarını yeniden başlatan yazısı siyaset kulislerini hareketlendirdi. Konuyu değerlendiren Prof. Dr. Burak Bilgehan Özpek, söz konusu metnin bir röportajdan ziyade, etkisi sınırlı kalmaya mahkûm, akademik derinlikten yoksun bir rapor izlenimi verdiğini belirtti. Özpek, metnin arka planında parti bürokrasisinin ötesinde farklı aktörlerin olabileceğine dair şüphelerini dile getirdi.

Tarihsel referanslarda ciddi hatalar

Özpek’e göre metindeki entelektüel atıflar, gerçeklikten kopuk bir kurguya hizmet ediyor. Özellikle İspanya’daki ETA örneği üzerinden yapılan analizin hatalı olduğunu hatırlatan Özpek, Madrid yönetiminin ETA’yı hiçbir zaman meşru bir muhatap olarak görmediğinin altını çizdi. Özpek, “Bu metin, tarihi verileri çarpıtarak belirli bir siyasi amaca hizmet etmeye çalışıyor. Çözüm sürecinin Türkiye’yi bölgesel güç yapacağı iddiası ise mevcut hukuk ve rejim yapısı içerisinde bir illüzyondan ibaret” değerlendirmesinde bulundu.

İki figürün etkisi abartılıyor

Sürecin ana aktörleri olarak görülen Devlet Bahçeli ve Abdullah Öcalan’ın toplumdaki algılarının aksine, sahadaki etkinliklerinin sanılandan çok daha düşük olduğunu vurgulayan Özpek, şu ifadeleri kullandı:

“Devlet Bahçeli, sanılanın aksine devlet aklını temsil eden bir konumda değil. İktidar bloğu içerisinde uyumlu bir irade olmadığı gibi ciddi görüş ayrılıkları mevcut. Öcalan ise Suriye’deki özerklik meselesinde artık belirleyici bir aktör değil; oradaki süreç tamamen Şam’ın askeri müdahaleleriyle şekillendi. Her iki figürün de iddia edilen etki gücüne sahip olmadığını 18 ayın sonunda net bir şekilde görüyoruz.”

Erdoğan faktörü ve belirsizlikler

Özpek, Bahçeli’nin önerdiği yol haritasının Meclis’teki uzlaşı raporlarıyla taban tabana zıt olduğunu belirterek, süreçteki tüm mekanizmaların düğüm noktasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bulunduğuna dikkat çekti.

“Milli Güvenlik Kurulu’ndan meclis komisyonlarına kadar her yapının nihai karar vericisi tek bir iradedir, o da Erdoğan’dır” diyen Özpek, meseleyi karmaşık bürokratik süreçlere boğmanın anlamsız olduğunu ve AKP’nin bu süreçte en büyük riskle karşı karşıya kalan taraf olduğunu ifade etti.

İLGİLİ HABERLER