Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, EFES-2026 Tatbikatı'nın ardından yaptığı değerlendirmelerde, Doğu Akdeniz’deki gelişmelere dair net uyarılarda bulunarak Türk savunma sanayiinin caydırıcılığına dikkat çekti.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en geniş kapsamlı faaliyetlerinden biri olan EFES-2026 Birleşik, Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı, İzmir Seferihisar’da başarıyla nihayete erdi. Seçkin gözlemci gününün ardından basın mensuplarıyla bir araya gelen Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, bölgesel güvenlikten yerli teknoloji hamlelerine kadar birçok başlıkta önemli açıklamalarda bulundu.
Bölgesel Güç Dengeleri ve Fransa-Yunanistan Ekseni
Bakan Güler, özellikle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Yunanistan, İsrail ve Fransa hattında gelişen askerî iş birliklerine yönelik sert uyarılarda bulundu. Bölgede oluşturulmaya çalışılan ittifakların Türkiye’ye karşı bir sonuç doğurma ihtimalinin bulunmadığını vurgulayan Güler, "Türkiye’ye karşı herhangi bir askeri senaryonun başarı şansı yoktur" ifadesini kullandı. Fransa’nın GKRY’ye asker gönderme planlarına dair ise bu hamlelerin somut bir ihtiyaçtan kaynaklanmadığını belirten Bakan, garantörlük haklarından taviz verilmeyeceğinin altını çizdi.
Savunma Sanayiinde Yerlilik ve KAAN Hedefi
Türkiye’nin savunma teknolojilerinde dışa bağımlılığı minimize ettiğini belirten Güler, insansız hava araçlarından akıllı mühimmatlara kadar geniş bir yelpazede yerli üretimin sürdüğünü ifade etti. Hava gücünün modernizasyonu konusunda Eurofighter tedarik sürecinin devam ettiğini, ancak asıl stratejik önceliğin milli muharip uçak KAAN projesi olduğunu dile getirdi. Ayrıca, Fransa ile savunma sanayii iş birliklerinin önemine değinen Güler, BAYKAR ile Fransız firmaları arasındaki anlaşmaların bölgedeki teknolojik ihtiyaca yönelik olumlu bir gelişme olduğunu kaydetti.
Suriye ve Irak'ta İstikrar Vurgusu
Bakan Güler, Türkiye’nin sınır güvenliğine yönelik kararlılığını yineleyerek, Suriye’deki enerji kaynakları ve gümrük kapılarının yönetiminin toprak bütünlüğü ekseninde yürütülmesinin kritik olduğunu belirtti. Irak’ta kurulan yeni hükümetin siyasi istikrarını desteklediklerini ifade eden Güler, bölgedeki terör yapılanmalarının tasfiyesi konusunda "stratejik sabır" ve "çok boyutlu güvenlik" yaklaşımının süreceğini ifade etti.
Terörle Mücadele ve Bölgesel İstikrar Arayışı
"Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda yürütülen süreçlere de değinen Güler, tüm grupların silahlarını koşulsuz teslim etmesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Öte yandan, Somali’den Özbekistan’a kadar birçok dost ülkenin Türk Silahlı Kuvvetleri'nin modelini örnek alarak eğitim ve danışmanlık talep ettiğini belirten Bakan, Türkiye’nin bölgesel barışın inşasında kilit bir aktör haline geldiğini sözlerine ekledi.