Yedi ilde gerçekleştirilen operasyonlarla çökertilen suç ağının finansal ve hukuki işleyişine dair gizli tanık ifadeleri, örgütün cezaevindeki liderleriyle kurduğu karmaşık talimat zincirini gözler önüne serdi.
İstanbul merkezli yedi ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla darbe vurulan Barış Boyun suç örgütüne dair soruşturma dosyası, yapının mali kaynaklarını ve avukatlar üzerinden yürüttüğü gizli ağın işleyiş biçimini ortaya koydu. Operasyon neticesinde aralarında avukatların da bulunduğu 33 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Soruşturma dosyasında yer alan "Kartal" kod adlı gizli tanığın anlatımları, örgütün sadece sokaktaki faaliyetleriyle değil, hukuk sistemini manipüle ederek hiyerarşiyi nasıl koruduğuna dair çarpıcı bilgiler içeriyor. İddialara göre örgüt, "cemaat" adı verilen toplantılarla mağdurlardan haraç toplayarak devasa bir finansal kaynak oluşturuyor.
Hukuk birimi değil manipülasyon merkezi
Gizli tanık Kartal’ın beyanlarına göre, örgüt bünyesinde görev yapan avukatlar, temel savunma faaliyetlerinin ötesine geçerek bir "ifade manipülasyon merkezi" gibi çalışıyor. Özellikle avukat Çağla Merve Özdemir’in, İtalya’da tutuklu bulunan örgüt elebaşı Boyun’un doğrudan talimatlarını sahaya taşıyan kilit isim olduğu ileri sürülüyor. İddia dosyasına yansıyan bilgilere göre, yakalanan örgüt üyelerinin ifadelerinin değiştirilmesi, baskı kurulması ve suç hiyerarşisinin korunması süreçlerini bizzat Özdemir yönetiyor. Teknik takip kayıtlarında, avukatın sık sık yurt dışına çıkarak talimatları doğrudan aldığı ve bunları örgütün saha yöneticilerine aktardığı öne sürüldü.
Haraç mekanizması ve para trafiği
Örgütün finansal gücünü besleyen en önemli unsurun "cemaat" adı verilen sözde yargılama toplantıları olduğu belirtiliyor. Barış Boyun'un ablası Türkan Boyun tarafından organize edildiği öne sürülen bu toplantılarda, belirlenen kişilere "ceza" kesilerek milyonlarca lira haraç alındığı iddia ediliyor. Tek bir toplantıdan 5 milyon TL’ye ulaşan gelirlerin, cezaevindeki üyelerin maaşları, silah temini ve yeni kadroların oluşturulması için kullanıldığı değerlendiriliyor.
Avukatların bu süreçteki rolünün sadece lojistik destekle sınırlı olmadığı, dijital delillerin karartılması için şüphelilere "telefon şifreni verme" gibi telkinlerde bulunulduğu ve suç gelirlerinden şahsi pay aldıkları iddialar arasında yer alıyor.
Soruşturma süreci, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde titizlikle yürütülmeye devam ediyor. Yargı makamları, örgütün aile fertleri ile hukukçular arasındaki bu koordinasyon ağının tüm detaylarını incelemeyi sürdürüyor.