Beyaz Saray’dan Küba’ya yeni yaptırım hamlesi: İkincil yaptırımlar dönemi başlıyor

Trump tarafından imzalanan yaptırım paketi, hem hükümet yetkililerini hem de onlarla finansal bağ kuran üçüncü taraf kuruluşları hedef alıyor. Küba’ya uygulanan ekonomik kuşatmayı sıkılaştıran yeni düzenleme, doğrudan hükümetin maddi kaynaklarını ve temsilcilerini hedef tahtasına oturtuyor.

ABD yönetimi, Küba hükümetine yönelik baskı mekanizmasını yeni bir başkanlık kararnamesiyle üst seviyeye taşıdı. Trump tarafından imzalanan yaptırım paketi, hem hükümet yetkililerini hem de onlarla finansal bağ kuran üçüncü taraf kuruluşları hedef alıyor.

Küba’ya uygulanan ekonomik kuşatmayı sıkılaştıran yeni düzenleme, doğrudan hükümetin maddi kaynaklarını ve temsilcilerini hedef tahtasına oturtuyor. Kararname, insan hakları ihlalleri ve devlet bünyesindeki yolsuzluk faaliyetlerinde sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların izole edilmesini amaçlıyor. Özellikle finansal ağları hedef alan düzenleme, Küba'nın küresel bankacılık altyapısına ulaşımını daha da zorlaştıran bir dizi kısıtlamayı beraberinde getiriyor.

İkincil yaptırım riski büyüyor

Yeni yaptırımların en dikkat çekici maddelerinden biri "ikincil yaptırımlar" olarak tanımlanan mekanizma. Bu düzenleme uyarınca, Küba ile ticari veya finansal işlem yürüten dış kuruluşlar ve bireyler de doğrudan ABD'nin cezai yaptırımlarıyla karşı karşıya kalabilecek. Beyaz Saray kanadından yapılan açıklamada, bu adımın Küba’nın bölgedeki zararlı etkilerini dengelemek adına zorunlu olduğu savunuldu.

Havana yönetiminden sert tepki

ABD’nin bu kararına Küba cephesinden gelen tepki gecikmedi. Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, sosyal medya aracılığıyla yaptığı açıklamada, kararın zamanlamasının manidar olduğuna dikkat çekerek, 1 Mayıs İşçi Bayramı’na denk getirilmesini sert bir dille eleştirdi.

Rodriguez, Washington'ın attığı tek taraflı adımların uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler normlarına aykırı olduğunu vurguladı. "ABD'nin üçüncü ülkelerin ticari ilişkilerine karışma hakkı yoktur" ifadelerini kullanan Bakan, bu zorlayıcı tedbirlerin sınır ötesi etkilerinin kabul edilemez olduğunu belirtti.

İLGİLİ HABERLER