Bin kilometre öteden nokta atışı: STM'nin yeni vurucu gücü KUZGUN sahaya indi

STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., modern savaş meydanlarının yeni gözdesi olmaya aday uzun menzilli kamikaze İHA sistemi KUZGUN’un geliştirme sürecini başarıyla tamamladı.

Türk savunma sanayii, otonom sistemlerdeki yetkinliğini bir üst seviyeye taşıyarak bin kilometreyi aşkın menzile sahip yeni kamikaze İHA sistemi KUZGUN'u görücüye çıkardı.

STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş., modern savaş meydanlarının yeni gözdesi olmaya aday uzun menzilli kamikaze İHA sistemi KUZGUN’un geliştirme sürecini başarıyla tamamladı. Stratejik derinlikteki hedefleri etkisiz hale getirmek amacıyla tasarlanan bu yeni nesil sistem, şirket tarafından ilk kez kamuoyuyla paylaşılan uçuş görüntüleriyle de kendini kanıtladı.

Stratejik hedeflere karşı caydırıcı güç

Sistemin operasyonel kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, değişen küresel güvenlik dengelerine dikkat çekti. Güleryüz, KUZGUN'un maliyet etkin yapısı ve yüksek vuruş gücüyle hava savunma radarlarından komuta merkezlerine kadar kritik unsurlara karşı ciddi bir tehdit oluşturacağını belirtti. Milli yazılımlarla donatılan platform, elektronik harp ortamlarında dahi yüksek dayanıklılık göstererek görev icra edebilecek.

Her türlü araziye uygun operasyonel esneklik

KUZGUN, pist bağımlılığını ortadan kaldıran mobil fırlatma altyapısıyla öne çıkıyor. Roket destekli kalkış kabiliyeti sayesinde lojistik olarak da büyük kolaylık sağlayan sistem, düşman hattının gerisindeki hedeflere sessizce sızma ve yüksek süratle taarruz etme imkanı tanıyor. Yaklaşık 200 kilogram ağırlığındaki gövdesine rağmen 6 saati aşan havada kalış süresi, İHA'nın görev sahasındaki etki süresini maksimuma çıkarıyor.

Hassas vuruş ve tam otonomi

Sistemin en dikkat çeken yönlerinden biri, yoğun karıştırma altındaki çatışma bölgelerinde bile rotasından şaşmayan otonom seyrüsefer kabiliyeti. GNSS destekli koordinat dalış sistemiyle hedefine kilitlenen KUZGUN, yüksek tahrip gücüyle operasyonların seyrini değiştirmeyi hedefliyor. 3500 metre irtifada görev yapabilen bu teknoloji, hem sınır ötesi operasyonlarda hem de savunma hatlarında Türk güvenlik güçleri için kritik bir çarpan görevi görecek.

İLGİLİ HABERLER