Ekonomik darboğazın tırmandırdığı toplumsal öfke, Devlet Başkanı Rodrigo Paz'ın hükümetinde ciddi bir siyasi krize yol açtı. Ülkeyi felç eden protestoların gölgesinde iki önemli bakanın görevini bırakması, yönetimin meşruiyet tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Kasım ayında yirmi yıllık sol iktidar geleneğini devralarak göreve başlayan Rodrigo Paz, ekonomi politikaları nedeniyle kısa sürede muhalefetin hedefi haline geldi. Madencilik ve enerji sektörlerinde dışa açılma vaatleriyle koltuğa oturan Paz yönetimi; azalan döviz rezervleri, akaryakıt krizi ve hayat pahalılığı gibi kronikleşen sorunlarla boğuşuyor. Mayıs ayında işçi sendikalarının başlattığı grev dalgası, kısa sürede hayatı durduran yol kapatma eylemlerine dönüşerek hükümeti köşeye sıkıştırdı.
Kabinede sular durulmuyor
Hükümet üzerindeki baskı, üst düzey istifalarla somut bir boyut kazandı. Savunma Bakanı Marcelo Salinas’ın görevinden ayrılması, Paz’ın kabinesindeki en büyük çatlak olarak değerlendiriliyor. Salinas'ın yerine, uyuşturucuyla mücadele biriminden Ernesto Justiniano’nun getirilmesi beklenirken, Eğitim Bakanı Beatriz Garcia’nın da istifasıyla kabinedeki boşluklar derinleşti. Daha önce Çalışma Bakanı Edgar Morales de yönetimle yaşadığı anlayış farklılıklarını gerekçe göstererek görevinden ayrılmıştı.
Ekonomik maliyet büyüyor
La Paz ve El Alto bölgelerinde devam eden ablukalar, ülke ticaretini durma noktasına getirdi. Belediye Başkanı Eliser Roca, ablukaların bölgeye günlük 6,5 milyon dolar zarar verdiğini belirterek, özellikle küçük esnafın ve dar gelirli ailelerin çaresizliğine dikkat çekti. Sendika temsilcileri ise hükümetin halktan koptuğunu savunurken, Başkanlık Bakanı Jose Luis Lupo istifa iddialarını "anti-demokratik" olarak niteleyip reddetmeye devam ediyor. Hükümetin, protestoları bastırmak için olağanüstü hâl ilan ederek orduyu sahaya sürme seçeneğini değerlendirdiği iddiaları ise gerilimi daha da tırmandırıyor.