Bolu’nun meşhur yemekleri
Bolu, Türkiye’nin gastronomi başkenti ve "aşçılar diyarı" olarak bilinen özel şehirlerimizden biri. Osmanlı saray mutfağından günümüze uzanan derin bir yemek kültürüne sahip olan Bolu’da her bir lezzet ustalıkla hazırlanıyor.
1. Mengen pilavı
Bolu denilince akla gelen ilk lezzetlerden biri olan Mengen pilavı, alışılmış pilavların çok ötesinde zengin bir içeriğe sahip. İçinde kuzu eti, mantar, ceviz içi, dereotu ve domates gibi malzemeler bulunan Mengen pilavı, tereyağının verdiği o eşsiz lezzet ile tamamlanıyor. Doyurucu ve çok besleyici olan Mengen pilavı, özel davetleri ve bayram sofralarını da süslüyor.
2. Keşli erişte
Bolu’nun meşhur kurutulmuş yoğurdu olan "keş", bu yöresel erişteye asıl karakterini veren malzeme. Keşli erişte hazırlanırken elde kesilen ev yapımı erişteler, haşlandıktan sonra üzerine tereyağında kavrulmuş ceviz içi ve rendelenmiş keş peyniri ekleniyor. Sert ve tuzlu bir yapıya sahip olan keş, sıcak erişteyle buluştuğunda ortaya başka hiçbir yerde tadamayacağın yoğun bir aroma çıkıyor.
3. Mudurnu saray helvası
Osmanlı döneminden miras kalan saray helvası, bugün Bolu’nun en meşhur hediyelik lezzeti. Un, şeker ve tereyağının uzun süre kavrulmasıyla elde edilen saray helvası, sadeliği ve ağızda dağılan lezzetli ile ünlü. Genellikle kahvenin yanında ikram edilen beyaz renkli saray helvası, hafifliğiyle de her damak tadına hitap ediyor. Bolu’dan ayrılmadan kendine ve sevdiklerine bu lezzetli helvadan hediye alabilirsin.
Bolu’nun gezilecek meşhur yerleri
Bolu, eşsiz mutfağı kadar doğa harikaları ve tarihî dokusuyla da bilinen bir şehir. Bolu’nun güzelliklerini yansıtan meşhur yerlerin her biri farklı manzaralar sunuyor.
1. Abant Gölü Millî Parkı
Bolu denilince akla ilk gelen yerlerden biri olan Abant Gölü, her mevsim farklı bir renge bürünen masalsı atmosferiyle ünlü. Deniz seviyesinden 1.350 metre yükseklikteki göl, etrafını saran çam ve köknar ağaçları ile tam bir huzur diyarı. Abant Gölü’nün çevresindeki 7 kilometrelik parkurda yürüyüş yapabilir, faytonla gezintiye çıkabilir veya bisiklete binebilirsin. Kışın bembeyaz karlarla, baharda ise nilüfer çiçekleriyle süslenen Abant Gölü, fotoğraf tutkunları için de benzersiz kareler sunuyor.
Giriş ücretleri
- Öğrenci giriş ücreti 30 TL
- Yetişkin giriş ücreti 60 TL
- Bisiklet ile giriş 60 TL
- Motosiklet / ATV 120 TL
- Otomobil giriş ücreti 180 TL
- Minibüs 540 TL
- Midibüs: 900 TL.
- Otobüs: 1.800 TL.
- Çadır konaklama (günlük): 450 TL.
- Karavan konaklama (günlük): 550 TL.
Açık olduğu saatler
- Haftanın 7 günü 24 saat ziyarete açık.
- Millî park içinde konaklama tesisleri (oteller ve kamp alanları) bulunduğu için giriş-çıkışlarda bir saat kısıtlaması yok.
- Günübirlik ziyaretçiler için tesislerin ve aktivitelerin (fayton, kafe, müze vb.) çoğu 08.00 - 20.00 saatleri arasında tam hizmet veriyor.
2. Yedigöller Millî Parkı
Doğa aşıklarının vazgeçilmez adresi Yedigöller, Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl adındaki yedi heyelan gölünden oluşuyor. Özellikle sonbaharda sarı, turuncu ve kırmızının her tonunu görebileceğin millî park, Türkiye'nin en romantik kamp alanı olarak da ünlü.
Sık ormanların içine girdiğinde dış dünya ile bağın neredeyse kesiliyor. Ahşap köprüler, şelaleler ve Kapankaya Seyir Terası'ndan izleyebileceğin uçsuz bucaksız manzara ise Yedigöller'i Bolu’nun en güzel yerlerinden yapıyor.
Giriş ücretleri
- Öğrenci giriş ücreti 30 TL
- Yetişkin giriş ücreti 60 TL
- Bisiklet ile giriş 60 TL
- Motosiklet / ATV 120 TL
- Otomobil, kamyonet, pick-up 180 TL
- Minibüs 540 TL
- Midibüs 900 TL
- Otobüs 1.800 TL
- Çadır konaklama (günlük) 450 TL
- Karavan konaklama (günlük) 550 TL
Açık olduğu saatler
- Haftanın 7 günü 24 saat ziyarete açık.
- Günübirlik ziyaret: Genellikle sabah 07.00 ile akşam 22.00 saatleri arasında açık.
- Konaklama: Park içindeki bungalovlarda veya çadır/karavan alanlarında konaklayanlar için giriş-çıkış kısıtlaması bulunmuyor.
Yazar Notu: Park içinde ekosistemi korumak amacıyla gün içinde ateş yakmak yasak. Sadece kampçılar ve akşam ziyaretçileri için 19.00 - 08.00 saatleri arasında, yerle teması olmayan ateş kovalarında ateş yakılmasına izin veriliyor.
3. Gölcük Tabiat Parkı
Bolu merkezine yakın olan Gölcük, göl kenarındaki o meşhur "Devlet Konukevi" fotoğrafı ile tanınıyor. Kartpostalları süsleyen bu tarihî yapı ve gölün aynadaki gibi yansıyan manzarasıyla burayı şehrin en ikonik yerlerinden biri haline getirmiş durumda. Etrafı çam ormanlarıyla çevrili olan gölün çevresinde yürüyüş yapmak her mevsim çok keyifli. Mesire alanları ve kafeleriyle hafta sonu kaçamakları için ideal olan Gölcük, doğanın içinde ama konforlu bir gezi fırsatı sunuyor.
Giriş ücretleri
- Kişi başı giriş ücreti 60 TL
- Kişi başı indirimli giriş ücreti 30 TL
- Bisiklet ile giriş ücreti 60 TL
- Motosiklet ve ATV ile giriş ücreti 120 TL
- Otomobil, kamyonet, motokaravan 180 TL
- Minibüs, mobil (çekme) karavan 540 TL
- Midibüs 900 TL
- Otobüs 1.800 TL
Açık olduğu saatler
- Haftanın her günü ziyarete açık.
- Sabah açılış saati 08.00, son araç giriş saati 22.00.
Yazar Notu: Gölcük'te kamp yasağı uygulanıyor. Ekosistemi ve sessizliği korumak amacıyla gece konaklamalı çadır veya karavan kampına izin verilmiyor. Bu nedenle park, akşam 22:00’da tamamen boşaltılıyor.
4. Mudurnu evleri
Tarihî İpek Yolu üzerinde bulunan Mudurnu, eski Osmanlı kasaba yaşantısını günümüze taşıyan en önemli yerleşmelerden. "Sakin Şehir" (Cittaslow) unvanına sahip Mudurnu, görkemli konakları ve otantik çarşısıyla adeta zamanda yolculuk hissi yaşatıyor. Özellikle Armutçular Konağı gibi mimarî şaheserleri yakından görebilir, dar sokaklarda dolaşırken geleneksel el sanatlarını sürdüren ustaları ziyaret edebilirsin. Tarihî dokusu bozulmamış bu atmosfer, kültür turizmi sevenler için eşsiz bir deneyim sunuyor.
5. Kartalkaya Kayak Merkezi
Kış turizminin Türkiye’deki en önemli merkezlerinden biri olan Kartalkaya, Köroğlu Dağları’nın zirvesinde yer alıyor. Aralık ayından mart sonuna kadar kayak ve snowboard tutkunlarını ağırlayan Kartalkaya Kayak Merkezi, özellikle yüksek kar kalitesiyle biliniyor. Kartalkaya, modern konaklama tesisleri ve geniş pist seçenekleri ile hem profesyonellere hem de yeni başlayanlara hitap ediyor. Kış aylarında Bolu’ya geliyorsan, zirvedeki bembeyaz manzarada bir kahve molası vermek bile ruhunu dinlendirmeye yetecek.
6. Akkaya travertenleri
"Bolu’nun Pamukkale’si" olarak bilinen Akkaya travertenleri, maden sularının çökelmesiyle oluşmuş beyaz kaya oluşumları. Doğal bir havuz görünümüne sahip olan travertenlerin suyu, mineral açısından oldukça zengin. Yemyeşil bir orman örtüsünün ortasında aniden beliren bu beyazlık, ziyaretçileri oldukça şaşırtıyor. Akkaya travertenleri, özellikle yaz aylarında serinlemek ve piknik yapmak isteyen yerel halkın ve turistlerin uğrak noktalarından biri.
Giriş ücretleri
- Otomobil giriş ücreti: 180 TL-220 TL (Araç içindeki kişiler dahil)
- Yaya giriş ücreti: 50 TL-70 TL
- Maden suyu havuzu (yüzme): 300 TL-350 TL (kişi başı)
- Piknik masası/kamelya kullanımı: 200 TL-300 TL
Açık olduğu saatler
- Haftanın her günü ziyarete açık
- Açılış saati 08.30, kapanış saati 19.30
Bolu’nun meşhur hediyelik eşyaları ve ürünleri
Bolu gezinin sonunda hem kendine hem de sevdiklerine alabileceğin, şehrin kimliğini yansıtan meşhur hediyelik ürünleri şöyle sıralayabiliriz:
1. Bolu çikolatası
Bolu denilince akla gelen en popüler hediyelik şüphesiz Bolu çikolatası. Bu lezzet, şehrin dağ fındıkları, Antep fıstığı ve badem gibi taze kuruyemişlerin krokan haline getirilip özel bir sütlü çikolataya batırılmasıyla üretiliyor. Bolu çikolatası, geleneksel ile modern tatları birleştiriyor. Bolu merkezindeki dükkânlarda şık paketler içinde satılan bu çikolatalar, yolculuğa dayanıklı yapısıyla da en çok tercih edilen hediyeler arasında.
2. Gerede deri ürünleri
Dericilik sanatının asırlardır devam ettiği Gerede ilçesi, kaliteli deri işçiliği ile ünlü. Gerede’deki tarihî tabakhanelerde işlenen derilerden yapılan cüzdanlar, kemerler, çantalar ve montlar, el emeği ve dayanıklılığı ile öne çıkıyor. Uzun yıllar kullanılabilen bu deri ürünleri, sevdiklerine alabileceğin hem şık hem de kullanışlı birer hediye.
3. Keş peyniri
Bolu mutfağının vazgeçilmezi olan keş peyniri, süzme yoğurdun kurutulmasıyla elde edilen sert ve tuzlu bir peynir çeşidi. Rendelenerek makarnaların veya eriştelerin üzerine eklenen keş peyniri, yoğun aromasıyla yemeklere benzersiz bir tat katıyor. Dayanıklı bir yapısı olduğu için bozulma riski olmadan taşınabilen keş peyniri, gurme sevdiklerin için özgün bir hediye olabilir.