CHP'de derin sessizlik: "Parti çakallara mı bırakıldı?"

Mehmet Sevigen "Partiyi çakallara bıraktık" diyerek eski yol arkadaşlarına isyan bayrağı açtı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in VIP minibüsüne yapılan ve 170 bin euroyu bulan lüks iç dizayn harcaması, parti içinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

CHP yönetimi lüks harcamalar ve iddialarla sarsılırken, partinin ağır toplarının sessizliği içeriden sert tepkilere neden oluyor. Mehmet Sevigen "Partiyi çakallara bıraktık" diyerek eski yol arkadaşlarına isyan bayrağı açtı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in VIP minibüsüne yapılan ve 170 bin euroyu bulan lüks iç dizayn harcaması, parti içinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Harcamanın büyüklüğüne dair gelen eleştirilere karşı CHP Sözcüsü Zeynel Emre’nin "Bugünkü Türkiye şartlarında küçük rakamlar" şeklindeki savunması, kamuoyunda olduğu kadar parti tabanında da büyük rahatsızlık yarattı. Söz konusu ifade, lüks tüketim ile partinin siyasi kimliği arasındaki uçurumu bir kez daha gözler önüne serdi.

Suskunluk sarmalı ve tepkisiz kalan isimler

Parti içerisindeki pek çok tecrübeli siyasetçi ve eski yönetici, yaşanan skandallar ve iddialar karşısında sessiz kalmayı tercih ediyor. Hikmet Çetin, Murat Karayalçın, Onur Öymen ve Erol Çevikçe gibi "duayen" olarak adlandırılan isimlerin, partinin içine sürüklendiği bu duruma dair herhangi bir eleştiri getirmemesi dikkatlerden kaçmıyor. Birçok gözlemci, CHP’nin Batı demokrasilerindeki standartların çok uzağında kaldığını ve iç eleştiri mekanizmalarının neredeyse tamamen işlevsizleştiğini vurguluyor.

Mehmet Sevigen'den "silkelenme" çağrısı

Uzun süredir devam eden bu sessizlik iklimi, eski siyasetçi Mehmet Sevigen’i harekete geçirdi. Gözyaşları içinde partinin kurucu değerlerine ve geçmişine atıfta bulunan Sevigen, "Partiyi çakallara bıraktık" ifadesiyle bir dönemin etkili isimlerine çağrıda bulundu. Sevigen, partinin içine düştüğü durumun ancak bir özeleştiri ve ortak bir irade ile aşılabileceğini belirterek, eski arkadaşlarına "Yeter artık, silkelenirsek bunlar düşer" mesajını gönderdi.

Mahkeme kararları ile zaman geçirme beklentisi

Gazeteci Mehmet Çek ise CHP’nin içine düştüğü durumu "Godot'yu beklemek" olarak nitelendiriyor. Parti yönetimini ve yerel kadroları, somut adımlar atmak yerine yargı kararlarını pasif bir şekilde beklemekle suçlayan Çek, milletvekillerini ve belediye başkanlarını sorumluluk almaya davet ediyor. Mevcut durumda yolsuzluk iddialarının üzerine gitmek yerine mahkemelerden çıkacak kararlara odaklanılmasını eleştiren Çek, "Parti kurultayları şaibeli, belediyeler yönetilemiyor ancak kimsenin sesi çıkmıyor" diyerek eleştirilerin dozunu artırıyor. CHP yönetimi ise içerideki bu çalkantıyı ve yükselen tepkileri yönetmekte zorlanırken, parti içindeki ayrışmanın boyutları her geçen gün daha görünür hale geliyor.

İLGİLİ HABERLER