Uzmanlar yapılan son araştırmaların ışığında Covid 19 aşılarının kardiyovasküler riskleri yüzde 40 oranında düşürdüğünü ve uzun vadeli koruma sağladığını belirtiyor.
Pandemi sonrası dönemde genç yaş gruplarında görülen ani sağlık sorunları ve kardiyovasküler vakalar kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Konuyla ilgili klinik verileri değerlendiren Prof. Dr. Şevket Özkaya, aşıların kalp sağlığı üzerindeki koruyucu etkisine dair önemli veriler paylaştı. JAMA Internal Medicine dergisinde yayımlanan güncel çalışmalara atıfta bulunan Özkaya, aşıların yalnızca enfeksiyonu değil, virüsün damar yapısında oluşturabileceği uzun süreli hasarları da engelleyebildiğine dikkat çekti.
Bilimsel veriler kalp sağlığını işaret ediyor
Yapılan araştırmalar, aşılanan bireylerde Covid 19 kaynaklı kalp ve damar rahatsızlıklarının gelişme riskinde yaklaşık yüzde 40 seviyesinde bir azalma yaşandığını ortaya koyuyor. Prof. Dr. Özkaya, bu etkinin sadece kısa vadeli olmadığını, uzun süreli bir halk sağlığı kazanımı sağladığını ifade etti. Ayrıca aşıların, virüsün neden olduğu hastaneye yatışları ve farklı nedenlere bağlı ölüm oranlarını da sınırlı da olsa aşağı çektiği gözlemlendi.
Genç ölümlerde virüsün damar hasarı etkisi
Genç yaşta yaşanan ani ölümlerin aşılarla ilişkilendirilmesine mesafeli duran Özkaya, eldeki bulguların aksini işaret ettiğini belirtti. Özkaya, erken dönemdeki ani sağlık sorunlarının aşıdan ziyade, virüsün kılcal damarlarda yarattığı tahribattan kaynaklanmış olabileceğini öne sürdü. Bu durumun özellikle yoğun fiziksel aktivite veya zorlayıcı yaşam tarzlarıyla birleştiğinde komplikasyon riskini artırabileceği değerlendiriliyor.
Virüsün uzun vadeli etkileri göz ardı edilmemeli
Prof. Dr. Özkaya, pandemi döneminde vücuda giren virüsün damar sisteminde bıraktığı hasarın ciddiyetini koruduğunu hatırlattı. Sağlık profesyonelleri, kalp sağlığı ile ilgili vakalar analiz edilirken virüsün etkilerinin mutlaka hesaba katılması gerektiğini vurguluyor. Eldeki klinik veriler ışığında, aşıların ölüm oranlarını azaltmadaki başarısının net olduğu, ancak enfeksiyon sonrası süreçte bireysel sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiği hatırlatılıyor.