İstanbul’da düzenlenen 39. Olağan Mali Genel Kurul’da konuşan DEİK Başkanı Nail Olpak, küresel ekonomideki belirsizliklere karşı güven temelli bir strateji izlediklerini belirterek, öncelikli 33 ülkeye odaklandıklarını açıkladı.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşen 39. Olağan Mali Genel Kurulu ve 5. Ustalara Saygı Ödül Töreni ile sektördeki vizyonunu paylaştı. Etkinlikte kürsüye gelen Başkan Nail Olpak, kurumun 153 iş konseyi ile yürüttüğü ticari diplomasi faaliyetlerinin, Türkiye’nin küresel ekonomik entegrasyonu açısından kritik bir rol üstlendiğini vurguladı. Olpak, özellikle Almanya ile hedeflenen 250 milyar avroluk ticari hacim yol haritasının, kurumun orta ve uzun vadeli stratejileri arasında başı çektiğini ifade etti.
Güven rekabeti dönemi
Küresel ekonomide serbest ticaretten bloklaşmalara geçişin yaşandığı zorlu bir süreçten geçildiğini belirten Olpak, bu yeni dönemde "güven rekabetinin" belirleyici olacağını savundu. İş dünyasının en çok ihtiyaç duyduğu unsurun öngörülebilirlik olduğuna dikkat çeken Olpak, jeopolitik kırılmalar ve ticaret savaşları karşısında, DEİK’in 5 bin üyeli geniş yapısıyla Türk ihracatçıları için bir "sığınak" olma gayretinde olduğunu dile getirdi. Kamu kaynağı kullanmadan, kendi finansal yapılarıyla sürdürülebilir bir model oluşturduklarını belirten başkan, 33 ülkeyle olan ticari entegrasyonu derinleştirmeyi hedeflediklerini belirtti.
Diaspora ve ödüllü vefa
Genel kurulun bir diğer önemli gündem maddesi ise dış ticaretteki tecrübenin ödüllendirilmesi oldu. 5. Ustalara Saygı Ödül Töreni kapsamında, DEİK bünyesinde uzun yıllar hizmet vermiş isimler onurlandırıldı. Mithat Yenigün, Remzi Gür ve Ömer Cihad Vardan gibi isimler ödüle layık görülürken, DEİK’in kurucularından olan merhum Sakıp Sabancı adına hazırlanan ödül ise Melisa Sabancı Tapan’a takdim edildi. Olpak, ayrıca Dünya Türk İş Konseyi bünyesinde 90 ülkede yürütülen çalışmalarla diasporanın gücünü artırmaya devam edeceklerini belirtti.
Kapanış bölümünde, Türkiye’nin ihracat potansiyelini destekleyecek yeni teşvik mekanizmalarının ve transit ticaret düzenlemelerinin iş dünyası için önemli bir fırsat olduğu vurgulandı. Küresel belirsizliklerin gölgesinde, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile olan ilişkilerinde yeni bir bakış açısına ihtiyaç duyulduğu mesajı yinelenerek, bu yöndeki diplomatik mektup trafiğinin süreceği kaydedildi.