Eski bakanlar ve büyükelçilerden oluşan 448 kişilik grup, Avrupa Birliği yönetimine gönderdikleri mektupla Batı Şeria’daki yerleşim planlarının durdurulması için somut yaptırımların masaya yatırılmasını talep etti.
Avrupa’nın önde gelen eski devlet adamları, diplomatları ve üst düzey yetkilileri, İsrail’in Batı Şeria’da hayata geçirmeyi planladığı E1 projesine karşı ortak bir bildiri yayımladı. Josep Borrell ve Guy Verhofstadt gibi isimlerin de aralarında bulunduğu 448 imzacılık heyet, AB liderlerini vakit kaybetmeden harekete geçmeye davet etti. Mektupta, bölgedeki yasadışı ilhak süreçlerinin önlenmesi adına net adımların atılması gerektiği vurgulandı.
Diplomatların yaptırım talebi
Bildiride imzası bulunan yetkililer, AB’nin İsrail üzerindeki etkisini kullanarak mevcut yerleşim faaliyetlerine dahil olan kişi ve kurumlara yönelik yaptırımlar uygulaması gerektiğini belirtti. Özellikle E1 bölgesindeki ihaleleri destekleyen veya bu projelerde aktif rol alan taraflara yönelik vize kısıtlamaları ve ticari faaliyetlerin durdurulması gibi yaptırımların devreye alınması talep ediliyor. İmzacılar, bu sürecin 11 Mayıs’ta gerçekleşecek Dışişleri Konseyi toplantısı için bir milat olması gerektiğinin altını çizdi.
E1 projesi ve bölgedeki son durum
İsrail hükümetinin onay verdiği ve 2025 Ağustos ayında gündeme gelen E1 (Doğu 1) projesi, Batı Şeria’yı coğrafi olarak ikiye bölme riski taşıdığı için uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. Doğu Kudüs hattında 12 kilometrekarelik bir alana yayılması planlanan 3 bin 400 konutluk ihale süreci, bağımsız bir Filistin devletinin coğrafi bütünlüğüne yönelik en büyük tehditlerden biri olarak görülüyor.
1967’den bu yana süregelen işgal politikasında ise ivme artıyor. Peace Now verilerine göre, mevcut hükümet döneminde rekor düzeyde yerleşim onayı verildi; sadece 2022 yılında 100’den fazla yeni birim inşaatı onaylandı. Bugün bölgede 500 bini aşkın İsrailli, uluslararası hukuk tarafından yasadışı kabul edilen yerleşim alanlarında yaşamını sürdürüyor. Birleşmiş Milletler ve AB, daha önce defalarca İsrail’e bu genişleme politikasından vazgeçmesi çağrısında bulunmuştu.