Bölgesel gerilimlerin gölgesinde kalan Dubai gayrimenkul sektörü, son yılların en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. İşlem hacimlerindeki sert düşüş ve arz fazlası endişeleri, gözleri yeniden Ortadoğu’nun bu finans merkezine çevirdi.
Yıllardır süregelen istikrarlı yükseliş trendiyle tanınan Dubai, son günlerde yatırımcı güveninde yaşanan erozyonla sarsılıyor. Goldman Sachs tarafından paylaşılan güncel veriler, mart ayının ilk yarısında gerçekleşen işlemlerde yıllık yüzde 37, bir önceki aya göre ise yüzde 49 oranında ciddi bir azalma olduğunu gözler önüne seriyor. Bu durum, piyasanın uzun süredir alışkın olduğu ivmenin hızla yavaşladığına işaret ediyor.
Teşviklerin etkisi azalıyor mu?
2022 yılından bu yana vize kolaylıkları, vergi avantajları ve küresel sermayenin bölgeye yönelmesiyle yüzde 60’lık bir fiyat artışı kaydeden sektörde, savaşın etkileri her geçen gün daha derinden hissediliyor. Özellikle denizaşırı yatırımcıların ilgisiyle ayakta duran plan dışı konut satışlarında yaşanan yüzde 21’lik gerileme, piyasadaki moral bozukluğunun somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Fitch gibi uluslararası derecelendirme kuruluşları, turizmdeki yavaşlama ve nüfus artış hızının düşmesiyle birlikte piyasada daha derin bir düzeltme yaşanabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Yeni projeler ve arz fazlası endişesi
Dubai genelinde teslim edilmeyi bekleyen on binlerce daire ve villa projesi bulunsa da, tedarik zincirindeki aksamalar bu projelerin takvimini belirsizleştiriyor. Birçok inşaatın 2027 yılına kadar sarkabileceği öngörülürken, piyasadaki mevcut arz fazlasının fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturma riski devam ediyor.
Buna rağmen uzmanlar, 15 yıl önceki büyük çöküş dönemiyle bugünü kıyaslayarak önemli farklara dikkat çekiyor. Daha şeffaf bir yönetim anlayışı, sıkı denetim mekanizmaları ve gelişmiş yasal altyapı sayesinde sektörün bu kez çok daha dayanıklı olduğu vurgulanıyor. Capital Economics tarafından yapılan analizlerde, dev finans kuruluşlarının borç geri ödeme kabiliyetlerinin risk altında olmadığı belirtilirken, 2009 krizinden alınan derslerle piyasanın eskiye oranla çok daha "olgun" bir yapıya sahip olduğunun altı çiziliyor.