Ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele stratejisi sanayicinin belini büküyor: Üretim gücü mü eriyor?

Uzmanlar, hedeflenen ekonomik dengelenmenin üretim kapasitesinde kalıcı hasarlar bırakabileceği konusunda uyarıyor. Ekonomideki dengeleri oturtmak amacıyla atılan adımlar, son dönemde sanayi ve ihracat cephesinde ciddi bir endişe dalgası yarattı.

Enflasyonu dizginlemek adına uygulanan yüksek faiz ve değerli Türk Lirası politikası, Türkiye’nin ihracattaki rekabet avantajını riske atıyor. Uzmanlar, hedeflenen ekonomik dengelenmenin üretim kapasitesinde kalıcı hasarlar bırakabileceği konusunda uyarıyor.

Ekonomideki dengeleri oturtmak amacıyla atılan adımlar, son dönemde sanayi ve ihracat cephesinde ciddi bir endişe dalgası yarattı. Uzun süredir devam eden maliyet artışları ve kur üzerindeki baskı, firmaların küresel piyasalardaki elini zayıflatıyor. Bir dönem mevcut müşteri sadakati ve eski anlaşmalarla ayakta duran ihracatçılar, fiyatların yükselmesiyle birlikte artık rakiplerine karşı pazar payı kaybetmeye başladı.

Dezenflasyon süreci ve kur politikası

Ekonomi yönetiminin izlediği mevcut programın temelinde, kurun enflasyonu tetiklemesini önlemek ve yabancı yatırımcıya cazip bir getiri ortamı sunarak sermaye çekmek yatıyor. Bu doğrultuda Türk Lirası'nın reel olarak değer kazanması, Merkez Bankası verilerine göre son altı yılın zirvesine taşındı. Ancak madalyonun diğer yüzünde, fiyat avantajını kaybeden yerli üreticinin ciddi bir daralma yaşadığı görülüyor.

İhracatta fiyat artıyor, talep azalıyor
TÜİK verilerine göre, ihraç ürünlerinin birim fiyatı iki yıldır aralıksız artarken, ihraç edilen mal miktarında dokuz aylık bir düşüş trendi gözlemleniyor. Tekstil ve giyim gibi sektörlerde başlayan kan kaybı, artık çok daha geniş bir alana yayılmış durumda. Turizm sektörü de benzer bir açmazla karşı karşıya; Türkiye’nin pahalı bir destinasyon haline gelmesi, gelen turistlerin harcama alışkanlıklarını değiştirirken, Türk vatandaşlarının yurt dışı seyahatlerine olan ilgisini ise rekor seviyelere çıkardı.

Sürdürülebilirlik tartışmaları ve üretim riski

Enflasyonu düşürmek amacıyla kurgulanan politikaların öngörülen süreden daha uzun sürmesi ve beklenen yapısal dönüşümün tam olarak sağlanamaması, sanayiciyi zor duruma soktu. Uzmanlar, hedefin enflasyonla mücadele olması gerektiğini ancak bu süreçte üretimin, istihdamın ve ihracat potansiyelinin feda edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor. "Yağları yakalım" derken sanayinin "kaslarını" kaybetme riski, ekonomi yönetiminin önündeki en büyük sınav olarak öne çıkıyor. Kaybedilen pazarları geri kazanmanın, enflasyonu düşürmekten çok daha meşakkatli bir süreç olduğu hatırlatılarak, mevcut stratejinin acilen gözden geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

İLGİLİ HABERLER