Finansal sıkılaşma süreci küçük ve orta ölçekli işletmeleri kıskaca aldı. Bir yıl içerisinde kredi borçları yüzde 48 oranında büyüyen KOBİ’lerde, takibe düşen alacak miktarı ise yüzde 114’lük rekor bir artışla iki katını aştı.
Ülke ekonomisinin istihdam ve üretim gücünü temsil eden KOBİ’ler, yüksek faiz ortamının yarattığı maliyet baskısıyla ciddi bir dar boğazdan geçiyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine yansıyan tablo, finansal dayanıklılığı kısıtlı olan bu işletmelerin sürdürülebilirlik konusunda yaşadığı zorlukları gözler önüne seriyor.
Borç yükü 7 trilyon liraya dayandı
Toplam kredi hacminin 25,6 trilyon lirayı bulduğu Türkiye ekonomisinde, KOBİ kredilerinin payı yüzde 27 seviyesinde seyrediyor. Verilere göre, bir yıl önce 4,7 trilyon lira olan KOBİ’lerin toplam borcu, bugün itibarıyla 6,9 trilyon liraya ulaşmış durumda. Artan işletme giderleri ve finansman maliyetleri, ayakta kalmaya çalışan işletmeleri mecburi bir borçlanma sarmalına itiyor. Ancak bu kredi genişlemesi, beraberinde ciddi bir ödeme güçlüğünü de getiriyor.
Batık kredi oranında dikkat çekici artış
KOBİ’lerin finansal sağlığındaki bozulma, takipteki kredilere doğrudan yansıyor. Geçtiğimiz yıl 117,8 milyar lira seviyesinde olan takipteki alacaklar, yüzde 114,3 oranında artarak 252,4 milyar liraya fırladı. Sistemsel bir risk göstergesi olan bu durum, batık kredilerin toplam içerisindeki payını da değiştirdi. Bir yıl önce takibe düşen toplam borcun yüzde 29,7’sini KOBİ’ler oluştururken, bu oran güncel verilere göre yüzde 35’e yükseldi.
Takibe düşen işletme sayısındaki yükseliş de verilerle netleşiyor. 2025 yılı Mart ayında 281 bin olan takibe düşmüş KOBİ sayısı, 2026’nın aynı döneminde 317 bin seviyesine çıktı. Bir yıl içinde yaşanan 35 binin üzerindeki artış, yüzde 12,7 oranında bir kötüleşmeye işaret ederek sektördeki kırılganlığın derinleştiğini kanıtlıyor.