Elektrikli araç devriminde yeni dönem: Türkiye yerli üretimde vites yükseltiyor

Hyundai’nin İzmit’te üreteceği IONIQ 3 ile Türkiye elektrikli araçta eşik atlarken, pazarda kalıcı büyüme için yeni bir teşvik modeline ihtiyaç artıyor. Avrupa’da bu yıl güncellenen teşvikler talebi yeniden canlandırdı bile. Biz de Türkiye için bu araçları daha ulaşılabilir hale getirirken pazarı ve yatırımları güçlendirecek 4 temel öneriyi belirledik.

Hyundai’nin İzmit fabrikasında üreteceği IONIQ 3 ile elektrikli araç üretiminde yeni bir eşiğe giren Türkiye, pazarı kalıcı olarak büyütmek için teşvik sistemini güncellemeye hazırlanıyor. Avrupa’daki başarılı örnekleri merkeze alan uzmanlar, yerli üretimi ve tedarik zincirini destekleyecek dört kritik adımı masaya yatırdı.

Otomotiv sektöründe elektrikli araç dönüşümü hız kazanırken, Türkiye üretim kapasitesini artıracak stratejik bir dönemeçten geçiyor. Togg’un ardından Hyundai’nin de İzmit’te üretimine başlayacağı IONIQ 3 modeli, Türkiye’nin elektrikli araç üretim üssü olma hedefini güçlendiriyor. Ancak sektör temsilcileri, mevcut vergi odaklı teşvik yapısının artık yetersiz kaldığı görüşünde birleşiyor.

Avrupa’da teşvik rüzgarı esiyor

Avrupa ülkeleri, elektrikli araç satışlarını sadece bir alım desteği olarak değil, üretim süreçlerini ve karbon ayak izini kapsayan bütüncül bir stratejiyle yönetiyor. Özellikle Fransa’nın 2026 başında devreye aldığı model, batarya üretim coğrafyasından lojistik emisyonlara kadar birçok kriteri puanlıyor. Bu sistem, hem çevreci üretimi teşvik ediyor hem de yerel tedarik zincirini koruma altına alıyor. Türkiye’de ise elektrikli araç pazarı, ÖTV matrah dilimlerine sıkışmış durumda ve bu durum pazarın yüzde 20 bandında tıkanmasına neden oluyor.

Sektörü canlandıracak 4 kritik öneri

Pazarın ithalat-vergi döngüsünden kurtulması ve kalıcı bir büyüme ivmesi yakalaması için uzmanlar, en az yüzde 40 yerlilik oranına sahip araçları kapsayacak dört temel öneri sunuyor:

Düşük ve orta gelirli tüketicilere yönelik özel alım destekleri oluşturulması.
Batarya ve kritik parçaların Türkiye’de üretilmesi durumunda ek teşvikler tanımlanması.
Yerli üretim elektrikli araçlar için özel ve uygun maliyetli kredi paketlerinin devreye alınması.
Araçtaki yerlilik oranı arttıkça teşvik miktarının kademeli olarak yükseltilmesi.

Üretim çeşitliliği artıyor

Türkiye'de elektrikli otomobil ekosistemi genişlemeye devam ediyor. Togg’un T10X ve T10F modellerine ek olarak, daha erişilebilir fiyatlı T6X’in de yola çıkması bekleniyor. Hyundai’nin İzmit’teki yeni yatırımıyla birlikte 2027 yılına gelindiğinde Türkiye’de üretilen yerli elektrikli model sayısı dörde ulaşacak.

Avrupa ile aradaki makas daralabilir

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) verileri, teşviklerin satışlar üzerindeki doğrudan etkisini kanıtlıyor. 2026’nın ilk çeyreğinde Avrupa genelinde elektrikli araç satışları yüzde 32,5 artış gösterirken, Türkiye’de bu oran yüzde 30 seviyesinde kaldı. Uzmanlar, Türkiye’nin üretim gücünü doğru teşvik modelleriyle desteklemesi durumunda, Avrupa’daki büyüme hızını yakalamasının ve hatta geçmesinin mümkün olduğunu vurguluyor. Sektör, kısa vadeli satış artışlarından ziyade, tedarik sanayisini dönüştürecek yapısal bir teşvik reformunu bekliyor.

İLGİLİ HABERLER