Milyonlarca emekliyi yakından ilgilendiren kredi borcu uyuşmazlığında İstinaf Mahkemesi, bankaların lehine emsal teşkil edecek bir karara imza attı. Artık belirli sözleşme şartları altında emekli maaşlarına bloke konulması hukuki bir dayanağa kavuştu.
Emekli maaşları üzerindeki haciz ve bloke tartışmaları, İstinaf Mahkemesi’nden çıkan kesin nitelikteki kararla farklı bir boyuta taşındı. Bugüne kadar maaşların korunması gerektiğine dair genel kanı, bankaların sunduğu bireysel ve ticari kredi sözleşmelerindeki özel hükümlerle değişti. Mahkeme, müşterinin kendi rızasıyla imzaladığı sözleşmelerin bağlayıcılığına dikkat çekerek, bankaların maaş hesapları üzerinden takas ve mahsup işlemi yapabileceğine hükmetti.
Ticari Kredi Borcu Krizi Tetikledi
Konuyla ilgili davaya konu olan olay, 2015 yılında bireysel kredisini kapatan ancak yetkilisi olduğu şirketin ticari borcu nedeniyle emekli maaşına bloke konulan bir vatandaşın başvurusuyla başladı. Söz konusu emekli, maaşından yapılan kesintilerin yasal sınırlara aykırı olduğunu savunarak yerel mahkemeye başvurdu. İlk derece mahkemesi, emekliyi haklı bularak kesilen tutarların iadesine karar verse de süreç bankanın itirazı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşındı.
Sözleşme Maddeleri Belirleyici Oldu
İstinaf süreci sonunda mahkeme heyeti, bankanın savunmasını haklı bularak yerel mahkemenin kararını kaldırdı. Kararın gerekçesinde, banka ile müşteri arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin kritik rol oynadığı vurgulandı. Emeklinin, maaşının yattığı hesaptan kredi taksitlerinin tahsil edilmesine yönelik önceden talimat verdiği ve sözleşmede "ihbara gerek olmaksızın mahsup" maddesinin yer aldığı belirtildi. Mahkeme, bankanın yaptığı işlemlerin tamamen sözleşme hükümleri çerçevesinde gerçekleştiğini tespit etti.
Emsal Kararın Etkileri Neler Olacak?
Bu karar, benzer şekilde kredi borçları bulunan ve maaş hesapları üzerinden otomatik ödeme talimatı veren binlerce vatandaş için uyarı niteliği taşıyor. Hukuki uzmanlar, banka müşterilerinin imzaladıkları genel kredi sözleşmelerindeki "mahsup ve bloke yetkisi" veren maddelere dikkat etmeleri gerektiğini belirtiyor. Bundan sonraki süreçte, banka ile emekli arasında yaşanacak uyuşmazlıklarda mahkemelerin bu emsal kararı esas alması ve "sözleşme serbestisi" ilkesini ön planda tutması bekleniyor.