Nugre Selman toplama kampında binlerce Kürdün ölümünden sorumlu tutulan Acac Ahmed Hardan Tikriti, işlediği insanlık suçları nedeniyle Bağdat’ta yargı önüne çıkıyor.
Baas rejiminin Enfal operasyonları sırasında "cellat" olarak tanınan ve cezaevi yönetimiyle anılan Acac Ahmed Hardan Tikriti için beklenen gün geldi. 7 Mayıs 2026 tarihinde Bağdat’taki Irak Yüksek Ceza Mahkemesi’nde görülecek ilk duruşma öncesinde, dava dosyasına giren bilgiler bölgedeki vahşetin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.
Tanık ordusu mahkemede olacak
Dava sürecini yürüten avukat Eyad Kakeyi, duruşmanın sabahın erken saatlerinde başlayacağını ifade etti. Dosya kapsamında 200’den fazla tanığın dinleneceği belirtilirken, bu tanıkların büyük çoğunluğunu Nugre Selman Cezaevi’nden sağ kurtulan mağdurlar ve hayatını kaybedenlerin aileleri oluşturuyor. Mahkemenin, geniş bir tanık kitlesiyle gerçekleştirilmesi bekleniyor.
İnsanlık dışı uygulamaları kabul etti
Sanık Tikriti’nin soruşturma aşamasındaki ifadeleri, dönemin şartlarını en çıplak haliyle ortaya koyuyor. Kakeyi, sanığın cezaevi sorumlusu olduğunu doğruladığını ve suçlamaları reddetmediğini aktardı. Tikriti’nin "Mahkumlara ölmeleri için içilemeyecek kadar kirli sular verdim, günde sadece bir somun ekmekle hayatta tutmaya çalıştım" şeklindeki beyanları, yargılamanın en çarpıcı delillerinden biri olarak dosyaya girdi.
Cesetlerin akıbeti tüyler ürpertti
Sadece uyguladığı işkencelerle değil, sonrasında yaşanan ihmallerle de konuşulan Tikriti, ölen mahkumların cezaevi dışına gömüldüğünü itiraf etti. Ancak bu gömme işleminin dahi vahşete dönüştüğünü belirten sanık, cesetlerin üzerine yeterli toprak atılmadığı için köpeklerin cenazeleri parçaladığını soğukkanlılıkla anlattı. 2025 yılının Temmuz ayında Selahaddin’de saklandığı bölgede yakalanan Tikriti’nin, 1986 tarihli Milli Güvenlik Koleji mezunu olduğu ve sistemin bir parçası olarak görev yaptığı biliniyor.
Tarihi bir hesaplaşma süreci
Irak’ta Baas rejimi döneminde başlatılan Enfal harekâtı, 182 binden fazla Kürt sivilin katledilmesine yol açmış, "ganimet" anlamına gelen operasyonlar sivil yerleşimleri yok etmişti. Nugre Selman ise bu sürecin en ağır yaralarından biri olarak "ölüm kampı" ismiyle hafızalara kazınmıştı. Şimdi ise bu kamptaki sorumluluğuyla bilinen Tikriti'nin yargılanması, Enfal mağdurları için sembolik bir hesaplaşma olarak görülüyor.