Fransız sinemasında büyük kriz: Milyarder patrona "hayır" diyen sanatçılara kapılar kapandı

Fransa sinema dünyası, ülkenin medya devlerinden Vincent Bolloré’nin sektörel hakimiyetine karşı başlattığı direnişle sarsılıyor. Cannes Film Festivali süreciyle eş zamanlı olarak gündeme gelen ve aralarında Oscar ödüllü isimlerin de bulunduğu 600’den fazla sanatçı, Bolloré’nin sinema üzerindeki nüfuzunun sanatsal çeşitliliği tehdit ettiğini belirten bir mektuba imza atmıştı.

Cannes Film Festivali’nde yankılanan aşırı sağ tartışmaları, sektörün en güçlü figürlerinden biri olan Canal+ CEO’sunun sert yaptırım kararıyla yeni bir boyuta taşındı.

Fransa sinema dünyası, ülkenin medya devlerinden Vincent Bolloré’nin sektörel hakimiyetine karşı başlattığı direnişle sarsılıyor. Cannes Film Festivali süreciyle eş zamanlı olarak gündeme gelen ve aralarında Oscar ödüllü isimlerin de bulunduğu 600’den fazla sanatçı, Bolloré’nin sinema üzerindeki nüfuzunun sanatsal çeşitliliği tehdit ettiğini belirten bir mektuba imza atmıştı. Bu bildiride, milyarder iş insanının politik duruşunun Fransız sinemasını “faşist bir vizyona” sürükleyebileceği uyarısı yapıldı.

CEO’dan keskin misilleme

Mektubun yayımlanmasının ardından, Canal+ CEO’su Maxime Saada, kurumsal bir adım atarak imzacılara karşı boykot kararı aldı. Saada, söz konusu bildiriyi şirket çalışanlarına yönelik bir “haksızlık” olarak nitelendirerek, metne destek veren sanatçılarla gelecekte hiçbir projede yer almayacaklarını kesin bir dille duyurdu. Saada’nın bu çıkışı, medya dünyasında ifade özgürlüğü ile finansal güç dengeleri arasındaki çatışmayı bir kez daha gün yüzüne çıkardı.

Endişenin odağındaki stratejik hamle

Sanatçıların bu sert tepkisinin merkezinde, Canal+’ın dev sinema zinciri UGC’ye yönelik planladığı hisse alımı yer alıyor. İmzacılar, 2028 yılına kadar tamamlanması beklenen bu devralma işleminin gerçekleşmesi halinde, Bolloré’nin filmlerin üretiminden izleyiciye ulaşmasına kadar tüm süreci tek elden yönetebileceğinden endişe ediyor.

Bolloré tarafı ise iddiaları reddederek medya yatırımlarının tamamen ticari kaygılara dayandığını ve ideolojik bir müdahalede bulunmadığını savunuyor. Ancak Cannes’da bazı gösterimler sırasında Canal+ logosunun yuhalanması, Fransa kültür sanat camiasındaki huzursuzluğun kolay kolay dinmeyeceğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

İLGİLİ HABERLER