Uzmanlar uyarıyor; genç yaşlarda maruz kalınan şiddetli güneş yanıkları, aradan yıllar geçse bile deri kanserinin en agresif türü olan melanomu tetikleyebiliyor.
Cilt sağlığı söz konusu olduğunda güneş ışınlarının etkisi, sanılandan çok daha derin ve kalıcı izler bırakabiliyor. Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Orhan Şencan, son dönemde hem kontrolsüz güneşlenme alışkanlıklarının hem de yaygınlaşan solaryum kullanımının melanom vakalarında ciddi bir sıçramaya neden olduğunu vurguladı. Uzmanlara göre deri, UV ışınlarının yarattığı tahribatı adeta bir hafıza gibi saklıyor; özellikle çocukluk ve ergenlik çağında yaşanan ağır yanıklar, ileri yaşlarda kritik bir risk faktörüne dönüşüyor.
Benlerdeki Değişimleri İhmal Etmeyin
Melanom, başlangıç evresinde herhangi bir ağrı ya da kaşıntı gibi sinyaller vermeden sessizce gelişebiliyor. Bu nedenle kişilerin kendi vücutlarını düzenli olarak gözlemlemeleri hayati önem taşıyor. Özellikle açık tenli, renkli gözlü ve vücudunda çok sayıda beni olan kişiler risk grubunun başında yer alıyor. Bir benin şeklinin asimetrikleşmesi, sınırlarının düzensizleşmesi, birden fazla renk tonu içermesi veya 6 milimetreden daha geniş bir çapa ulaşması durumunda vakit kaybetmeden bir dermatoloğa başvurulması gerekiyor.
Güneş Her Zaman Cilt Yüzeyinde Kalmıyor
Cilt kanserinin yalnızca güneşle doğrudan temas eden bölgelerde oluşacağı algısı ise bilimsel olarak yanıltıcı bir bilgi. Doç. Dr. Şencan, melanomun ayak tabanı, tırnak altı veya saçlı deri gibi güneş görmeyen bölgelerde de görülebileceğini hatırlatıyor. Sağlıklı bir yaşam için D vitamini dengesini korumak adına kollara ve bacaklara kısa süreli güneş temasının yeterli olduğunu belirten uzmanlar, yüz bölgesinin ve mevcut benlerin ise her zaman koruma altında tutulması gerektiğini belirtiyor. İleri evre vakalarda dahi günümüz tıbbının sunduğu immünoterapi ve akıllı ilaç seçenekleri, tedavi süreçlerinde başarılı sonuçlar verebiliyor.