Cumhuriyet Halk Partisi'nde 43 yıllık tecrübeye sahip olan Gürsel Tekin, parti yönetiminin mevcut politikalarını ve Genel Başkan Özgür Özel'in tavrını ağır bir dille eleştirdi. Kılıçdaroğlu'na çağrıda bulunan Tekin, partideki "inisiyatif" sorunu ve etik değerlerin aşınması konusunda dikkat çeken iddialarda bulundu.
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, yaptığı son değerlendirmelerde partisinin kurumsal kimliğinin ciddi zarar gördüğünü savundu. Partinin son dönemde rüşvet ve yolsuzluk gibi iddialarla anılmasının kabul edilemez olduğunu belirten Tekin, bu süreçte sorumluluğu bulunan isimlerin partiden uzaklaştırılması gerektiğini vurguladı.
Özgür Özel ile iletişim kurma çabalarının sonuçsuz kaldığını açıklayan Tekin, "Kendisiyle görüşmek için defalarca adım attım ancak buna müsaade edilmiyor. Özgür Bey'i aşan bir inisiyatif mekanizması var. Benim derdim koltuk değil, partiyi bu tartışmaların merkezinden kurtarmak" ifadelerini kullandı.
Siyasetin etik sınırlarına dair eleştiriler
Tecrübeli siyasetçi, partideki "değer yozlaşmasına" da dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Eskiden siyasetin bir adabı vardı; düşmanımızın eşine veya ailesine laf etmezdik. Ancak bugün gelinen noktada bu seviye tamamen kayboldu. Anneme, babama itiraz ettiğim bir ortamda liderimin yanlışını eleştiremiyorsam, o zaman siyasi kimliğimi yitirmişim demektir."
Ekonomik refahın siyasette zenginleşme aracına dönüştüğünü de savunan Tekin, 15-20 yıl önce sıradan bir belediye başkanı veya milletvekili olan isimlerin bugün ulaştığı servetin izah edilmesi gerektiğini belirtti.
Atama yöntemi ve parti içi demokrasi
Partideki aday belirleme süreçlerini de hedef alan Tekin, "Ön seçim vaadiyle gelindi ancak bugün herkes tayinle geliyor. Tayinle gelen bir siyasetçinin liderine itiraz etme şansı olabilir mi? Ön seçim yapılsaydı, bugün konuşulan birçok skandal yaşanmayacaktı" dedi.
Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere, partinin üst düzey isimlerine seslenen Tekin, "Partinize sahip çıkın, ciddi bir zor dönemden geçiyoruz" çağrısında bulundu. Tekin ayrıca, kendilerine söz hakkı tanımayan muhalif medya organlarının, parti içindeki sıkıntıların kamuoyu tarafından öğrenilmesini engellemeye çalıştığını öne sürdü.