Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, küresel piyasaların merakla beklediği ABD-İran gerilimine dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Tarafların uzlaşma iradesinin hiç olmadığı kadar güçlendiğini belirten Fidan, nükleer müzakerelerin önünü açacak yol haritasını işaret etti.
Bakan Fidan, Japonya merkezli Nikkei Asia dergisine verdiği özel röportajda, bölgesel tansiyonu düşürecek diplomatik trafiğin detaylarını paylaştı. Görüşmelerin merkezinde, küresel enerji arzının can damarı sayılan Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik sorununun yer aldığını belirten Fidan, tarafların bu bölgede atılacak adımlar konusunda büyük ölçüde mutabık kaldığını vurguladı. Fidan'a göre, Hürmüz'de sağlanacak bir güven tesisi, ardından nükleer müzakerelerin başlamasını sağlayacak kilit rolü oynayacak.
Savunma sanayii ve teknoloji iş birliği
Röportajda Türkiye'nin savunma teknolojilerindeki atılımlarına da değinen Bakan Fidan, Japonya ile özellikle İHA üretimi ve ortak teknoloji geliştirme alanında yeni bir dönemin kapısını aralamak istediklerini belirtti. Fidan, sınır ve kıyı güvenliği gibi stratejik alanlarda Tokyo ile yapılacak iş birliklerinin, iki ülke arasındaki ilişkileri çok daha ileri bir noktaya taşıyabileceğine dikkat çekti.
Trump'ın zirve katılımı merak konusu
Temmuz ayında Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek NATO zirvesine yönelik hazırlıklar da gündemde. ABD Başkanı Donald Trump'ın katılım ihtimaline dair soruları yanıtlayan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Trump ile son dönemde sık temas kurduğunu hatırlattı. Fidan, "Trump'ın zirveye katılmayacağına dair bir emare yok, tüm planlamalarımızı kendisinin katılımını esas alarak yapıyoruz" ifadelerini kullandı.
Taraflar arasında fikir ayrılıkları sürüyor
Diplomatik iyimserliğe karşın, sahada taraflar arasındaki gerilim devam ediyor. Tahran yönetimi, görüşmelerin tıkanma noktasını Trump'ın ısrarlı deniz ablukasına bağlarken, Beyaz Saray tarafı ise yalnızca ABD menfaatlerini gözeten ve kendi kırmızı çizgilerini koruyan bir mutabakat metni üzerinde ısrarcı olduklarını vurguluyor. Ayrıca, Wall Street Journal tarafından ortaya atılan iddialara göre, BAE'nin İsrail ve ABD istihbaratı ile koordineli olarak İran karşıtı operasyonlarda aktif rol alması, bölgedeki karmaşık denklemi daha da zorlaştırıyor.