Ramazan ayında uzun saatler süren açlık ve susuzluk, vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı olurken, bazı kronik hastalıklar bakımından dikkat edilmesi gereken bir süreç haline gelir. Özellikle kalp ve damar hastalıklarıyla mücadele eden kişiler için oruç tutmanın sağlık üzerindeki etkisi büyük öneme sahiptir. Her hastanın durumu farklıdır ve bu nedenle oruç kararlarını bizzat takip eden hekimlerin önerileri doğrultusunda almak en doğrusudur.
Genel bir kural olarak, kalp rahatsızlığı bulunan herkesin oruç tutması uygun değildir diyemeyiz; çünkü tedavi planları ve klinik durumlar büyük farklılıklar gösterir. Bu nedenle, karar verme aşamasında hastanın detaylı sağlık durumu ve mevcut tedavi düzeni göz önünde bulundurulmalıdır.
Kırmızı Çizgideki Riskli Kalp Hastaları
Uzmanlar, bazı kalp hastalıklarının uzun saatler boyunca oruç tutmaya uygun olmadığını belirtiyor. Bu hastalar arasında kalp krizinin yakın zamanda geçirilmiş olması, ileri derecede kalp yetmezliği, kontrol altına alınamayan hipertansiyon ve ciddi ritim veya kapak hastalıkları yer alıyor. Bu grup hastaların oruç tutması, hayati riskler taşıyor ve önerilmiyor.
- Yakın Zamanda Kalp Krizi Geçirenler: Son 6 (bazı durumlarda 12) ay içerisinde kalp krizi geçirmiş veya stent takımıyla tedavi olmuş hastalar.
- Kalp Yetmezliği Hastaları: Nefes darlığı, vücutta ödem ve yüksek doz diüretik kullanımıyla karakterize olan kişiler.
- Hipertansiyonu Kontrol Altında Olmayanlar: Yüksek tansiyon değerleri hala normal seviyelerin üzerinde olan ve ilaçlarına rağmen stabil olmayan hastalar.
- Ritim ve Kapak Sorunu Olanlar: Tehlike arz eden ritim bozuklukları veya ciddi kalp kapak hastalıkları bulunan bireyler.
- Antikoagülan İlaç Kullananlar: Kan sulandırıcı ilaçlar alan, yüksek pıhtı poyrazına sahip olan ve bu nedenle ilaç saatleri değiştirilemeyen kişiler.
Oruç Tutmaya Uygun Olanlar ve Risk Düşük Gruplar
Son zamanlarda yapılan tetkikler ve doktor onayıyla, stabil seyreden ve ilaçlarıyla kontrol altında tutulan hastalar da Ramazan ayını oruç tutarak geçirebiliyor. Bu grup hastalara örnek olarak şunlar verilebilir:
- Tansiyonu dengede olanlar: Uzun süre devam eden ve ideal seviyelerde seyreden kan basıncı ile stabil hale gelmiş hipertansiyon hastaları.
- Koroner hastalığı stabil olanlar: Stent veya bypass operasyonu sonrası en az 1 yıl geçirmiş, efor veya istirahat halinde göğüs ağrısı yaşamayan hastalar.
- Hafif kalp sorunları bulunanlar: Hafif derecedeki kapak hastalıkları veya masum çarpıntıları olan kişiler, doktorlarının önerisiyle oruç tutabilir.
Oruç Tutan Kalp Hastaları İçin Temel Tavsiyeler
Eğer kardiyoloji uzmanınız sizin şu anki sağlık durumunuza göre oruç tutmanız konusunda onay verdiyse, sağlıklı ve sorunsuz bir Ramazan geçirmek adına birkaç önemli kurala uymanız gerekir:
- İlaç saatlerini kendiniz değiştirmeyin: Antihipertansif veya diğer kalp ilaçlarının dozu ve zamanı, yalnızca doktorunuzun önerisiyle ayarlanmalıdır.
- Sahura mutlaka kalkın: Sahuru atlamanız, gün içindeki susuzluk ve açlık süresini artırır; bu da kalbinize aşırı yük getirir. Hafif ve sindirimi kolay gıdalar tercih edilmelidir.
- Suyunuza özen gösterin: Gün boyunca en az 2-2,5 litre su içmek, dehidrasyonu önler ve damarlarınızın sağlığını korur. Orucunuzu açtıktan sonra yavaş yavaş su tüketimi önerilir.
- Iftarda aşırıya kaçmayın: Uzun süren açlık sonrası aşırı yemek, kanın sindirim sistemine akmasını sağlayarak kalbe giden kan akışını azaltabilir. Yavaş yemek, küçük porsiyonlar ve 10-15 dakika ara vermek faydalıdır.
- Tuz ve yağdan uzak durun: Damar tıkanıklığı ve hipertansiyon riskini artıran aşırı tuzlu ve kızartılmış gıdalardan uzak durmalısınız.