İsviçreli uzmanlar, ölümcül hantavirüsün bağışıklık sisteminden kaçarak vücutta uzun süre varlığını sürdürebildiğini kanıtladı. Yapılan incelemeler, hastalığın atlatılmasından yıllar sonra bile sperm hücrelerinde canlı kalabildiğini ortaya koydu.
Dünya genelinde yüksek ölüm oranlarıyla dehşet saçan hantavirüs, özellikle son dönemde bir kruvaziyer gemisinde yaşanan ve üç kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan salgınla tekrar tıp dünyasının odağına yerleşti. İsviçre merkezli Spiez Laboratuvarı tarafından yürütülen yeni bir araştırma, bu virüsün biyolojik savunma mekanizmalarını nasıl alt ettiğini gözler önüne serdi.
Virüsün gizli saklandığı nokta tespit edildi
Bilim insanları, Andes suşu olarak bilinen varyantı kapmış 55 yaşındaki bir erkek hasta üzerinde detaylı incelemeler gerçekleştirdi. Hastanın kan, idrar ve solunum yolu örneklerinde virüs izine rastlanmazken, meni tahlillerinde şaşırtıcı bir gerçekle karşılaşıldı. Enfeksiyonun üzerinden altı yıl geçmiş olmasına rağmen, hantavirüsün sperm hücrelerinde aktif bir şekilde varlığını koruduğu saptandı. Bu durum, virüsün bağışıklık sisteminin ulaşamadığı "güvenli bölgelerde" uzun süre gizlenebildiğini kanıtlıyor.
Cinsel yolla bulaşma tehlikesi masada
Araştırmacılar, elde edilen bu bulguların cinsel yolla bulaşma riskini de beraberinde getirdiğini ifade ediyor. Henüz resmi kayıtlara geçmiş bir cinsel bulaş vakası bulunmasa da, özellikle Andes türünü geçirmiş bireylerin cinsel yaşamlarında kondom kullanımı gibi koruyucu yöntemlere başvurması şiddetle tavsiye ediliyor.
Andes varyantının ölümcül yüzü
Uzmanlar, hantavirüs ailesi içerisinde "insandan insana" doğrudan geçiş yapabilen tek türün Andes varyantı olduğuna dikkat çekiyor. Dr. Gustavo Palacios, bugüne kadar yaklaşık 3 bin vakanın raporlandığını ancak bu varyantın yüzde 20 ile 40 arasında değişen bir ölüm oranına sahip olduğunu belirtiyor. Akciğerleri hedef alarak akut solunum yetmezliğine neden olan virüs; ateş, kas ağrısı ve yoğun halsizlik gibi belirtilerle başlayıp hızla ağır bir tabloya dönüşebiliyor.