Dünya Sağlık Örgütü, son günlerde gemi yolcuları arasında görülen hantavirüs vakalarıyla ilgili endişeleri giderecek bir açıklamada bulunarak virüsün toplum geneli için düşük risk taşıdığını vurguladı.
Küresel sağlık gündemini meşgul eden hantavirüs vakaları, özellikle deniz ulaşımı ve havayolu taşımacılığı gibi alanlarda dikkatlerin bu yöne çevrilmesine neden oldu. MV Hondius adlı gemide yaşanan sağlık taramaları ve bir KLM çalışanının hastaneye kaldırılmasıyla tetiklenen süreç hakkında konuşan DSÖ Sözcüsü Christian Lindmeier, salgın korkusuna karşı temkinli olunması gerektiğini belirtti.
Virüsün bireysel düzeyde ciddi semptomlara yol açabildiğini kabul eden Lindmeier, ancak hastalığın bulaşma dinamiklerinin Kovid-19 gibi kitlesel bir yayılım göstermediğine dikkat çekti.
Korkuyu yatıştıran veriler
Lindmeier, Amsterdam’da şüphe üzerine tetkik edilen uçuş görevlisinin sonuçlarının negatif çıkmasının sevindirici olduğunu ifade etti. Etkin bir temas takibi mekanizmasıyla riskli durumların izole edilebildiğini belirten DSÖ sözcüsü, kamuoyunun virüsün yayılma hızı konusundaki endişelerinin yersiz olduğunu yineledi. Öte yandan, Cabo Verde’de bekletilen gemiyle ilgili teknik süreçlerin operatörler ve yerel otoriteler arasında yönetildiği bilgisi paylaşıldı.
Hantavirüs nasıl bulaşıyor?
Kemirgen popülasyonuyla doğrudan ilintili olan hantavirüs, genellikle hayvanların dışkı, idrar veya salyalarının havaya karışması sonucu solunum yoluyla insanlara geçiyor. Uzmanlar, kemirgen teması veya ısırığı gibi durumların kritik olduğuna dikkat çekiyor.
Hastalığın seyri oldukça ağır olabilir
Virüs, kişide ateş, yoğun kas ağrıları ve genel yorgunluk gibi grip benzeri belirtilerle başlıyor. Ancak hastalığın ilerleyen evrelerinde solunum yetmezliği, böbrek fonksiyonlarında bozulma ve iç kanama gibi yaşamı tehdit eden tablolar ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle uzmanlar, semptom gösteren kişilerin vakit kaybetmeden tıbbi destek alması gerektiğini önemle vurguluyor.