Hapishanelerdeki karanlık tabloyu NYT yazdı: ABD’ye 'suça ortaklık' suçlaması

Köşe yazarı Nicholas Kristof, Washington yönetimini, finansal destek sağladığı bu insan hakları ihlallerine göz yummakla ve suça ortak olmakla itham etti. İsrail’in 7 Ekim’den sonra Gazze’de yürüttüğü askeri operasyonlar geniş çaplı yıkıma yol açarken, kapalı kapılar ardındaki insan hakları ihlalleri de giderek daha fazla ses getiriyor.

Amerikan basınında yer alan çarpıcı bir makale, İsrail cezaevlerinde tutulan Filistinlilere uygulanan sistematik cinsel saldırı ve işkence iddialarını yeniden dünya gündemine taşıdı. Köşe yazarı Nicholas Kristof, Washington yönetimini, finansal destek sağladığı bu insan hakları ihlallerine göz yummakla ve suça ortak olmakla itham etti.

İsrail’in 7 Ekim’den sonra Gazze’de yürüttüğü askeri operasyonlar geniş çaplı yıkıma yol açarken, kapalı kapılar ardındaki insan hakları ihlalleri de giderek daha fazla ses getiriyor. New York Times yazarı Nicholas Kristof’un kaleme aldığı yeni rapor, Filistinli tutukluların hapishane ortamında maruz kaldığı ağır şiddet sarmalını mağdur ifadeleriyle gözler önüne seriyor.

Sistematik istismarın perde arkası

Raporda yer alan ifadelere göre, İsrail’in gözaltı merkezlerinde tutulan kişilere yönelik cinsel şiddet ve aşağılama, münferit olayların ötesinde bir devlet politikası haline gelmiş durumda. Euro-Med İnsan Hakları İzleme Örgütü ve BM bağlantılı kurumlar, Filistinli tutukluların maruz kaldığı bu uygulamaların kurumsallaştığına dair bulguları uzun süredir kayıt altına alıyor. Görüşülen mağdurlardan biri, muhbirlik teklifini reddetmesinin ardından bir grup görevlinin saldırısına uğradığını, cop ve benzeri cisimlerle cinsel istismara maruz kaldığını dile getiriyor.

Çocuklar ve kadınlar da hedefte

Tanıklıklar, uygulanan işkencenin yaş ve cinsiyet gözetmeksizin geniş bir kitleyi kapsadığını gösteriyor. Başka bir mağdur, gözaltı sürecinde sürekli çıplak bırakıldığını ve gardiyanların çeşitli fiziksel şiddet yöntemleriyle psikolojik baskı uyguladığını anlatıyor. Ayrıca, 15 yaşındaki çocukların dahi benzer cinsel şiddet tehditleri ve fiziksel istismarla karşı karşıya kaldığı vurgulanıyor. Mağdurlar, olayların fotoğraflandığı ve gardiyanların bu sırada güldüğü yönündeki iddialarıyla dehşet verici bir tablo çiziyor.

Washington’a acil müdahale çağrısı

Kristof, yazısında İsrail’in bu iddiaları sistematik olarak reddetmesini ve olayların üzerini örtme çabalarını eleştiriyor. ABD’nin İsrail güvenlik yapısını finanse eden ana aktör olduğunu hatırlatan yazar, Washington yönetiminin bu şiddeti durdurma gücüne sahip olduğunu belirtiyor. Silah sevkiyatlarının bu tür ihlallerle ilişkilendirilmesi ve Kızılhaç gibi bağımsız kuruluşların erişiminin sağlanması gerektiği, ABD’nin elindeki en kritik diplomatik araçlar olarak değerlendiriliyor.

İLGİLİ HABERLER