Heybeliada’nın hafızası mahkemeye taşınıyor: Sanatoryum arazisinde yeni tahsis krizi

Adalar Belediyesi, imar planları kesinleşmeden yapılan bu tahsis kararına karşı yargı yoluna gideceğini duyurdu. Cumhuriyet tarihinin en önemli sağlık sembollerinden biri olan Heybeliada Sanatoryumu, bir kez daha mülkiyet tartışmalarının odağında yer alıyor.

Türkiye’nin ilk verem hastanesi olma özelliği taşıyan Heybeliada Sanatoryumu’nun Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilme süreci yeniden alevlendi. Adalar Belediyesi, imar planları kesinleşmeden yapılan bu tahsis kararına karşı yargı yoluna gideceğini duyurdu.

Cumhuriyet tarihinin en önemli sağlık sembollerinden biri olan Heybeliada Sanatoryumu, bir kez daha mülkiyet tartışmalarının odağında yer alıyor. Daha önce yargı tarafından iptal edilen Diyanet’e tahsis süreci, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 6 Mayıs’taki toplantısında alınan yeni bir kararla tekrar gündeme geldi. Kurulun, belediye temsilcisinin muhalefetine rağmen oy çokluğuyla tahsis lehine görüş bildirmesi üzerine devir işlemlerinin başlatıldığı öğrenildi.

Hukuki süreç ve imar endişeleri

Adalar Belediyesi Başkan Yardımcısı Hüseyin Yılmaz, bölgenin imar planlarının henüz netlik kazanmadığına dikkat çekerek, plansız bir şekilde kamu arazisinin devredilmesini şehircilik ilkelerine aykırı bulduklarını vurguladı. Yılmaz, arazinin gelecekteki işlevinin henüz belirlenmediği bir aşamada Diyanet’e tahsis edilmesinin hukuki açıdan sakıncalı olduğunu belirterek, belediye olarak süreci yargıya taşıyacaklarını ifade etti. Yerel yönetim, alanın pandemi gibi kritik dönemlerde veya sağlık turizmi faaliyetlerinde kullanılmak üzere Sağlık Bakanlığı’na devrinin daha yerinde bir karar olacağı görüşünü savunuyor.

Sağlık ve kültür mirasından vazgeçilmiyor

Sanatoryumun sadece bir bina değil, aynı zamanda Türkiye'nin sağlık belleği olduğuna dikkat çeken meslek odaları ve sivil toplum kuruluşları da karara sert tepki gösteriyor. İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Osman Kırış, kurumun hangi bakanlığa geçerse geçsin, tarihsel dokusu gereği sağlık hizmeti odaklı kullanılması gerektiğinin altını çizdi. Dünya Mirası Adalar Derneği temsilcisi Derya Tolgay ise bölgenin iklimsel özelliklerine ve "sağlık mirası" değerine vurgu yaparak, bu tür özel alanların tek taraflı kullanımlara hapsedilmesine karşı olduklarını belirtti.

Geçmişte benzer bir girişim 2022 yılında İstanbul 14. İdare Mahkemesi tarafından kurum görüşlerinin eksikliği ve alanın koruma statüsü gibi gerekçelerle iptal edilmişti. Şimdi gözler, Adalar Belediyesi ve ilgili meslek odalarının açacağı yeni dava dosyalarında olacak. Hem bir doğal sit alanı hem de kültürel miras parçası olan bu arazinin geleceği, yargının vereceği kararla yeniden şekillenecek.

İLGİLİ HABERLER