Tahran yönetiminin son barış önerisini geri çevirmesi ve ABD Başkanı Trump'ın ateşkes sürecine dair karamsar açıklamaları, küresel enerji piyasalarında dengeleri bir kez daha altüst etti.
Washington ile Tahran arasındaki diplomatik tıkanıklık, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerindeki tansiyonu zirveye taşıdı. Geçtiğimiz günlerde kaydedilen yüzde 2,9’luk artışın ardından Brent petrol varil başına 105 dolar seviyelerini test ederken, ABD tipi ham petrol ise 99 dolar sınırına dayandı. Trump’ın ateşkes sürecini "yoğun bakımda" olarak nitelendirmesi, piyasalardaki tedirginliği tırmandırdı.
Diplomatik çıkmazın perde arkası
İran'ın barış masasında ABD'den deniz ablukasının kaldırılması ve yaptırımların gevşetilmesi gibi şartlar öne sürmesi, çözüm umutlarını neredeyse tüketti. Uzmanlar, iki ülke arasında kapsamlı bir barış antlaşmasına varılmasının şu aşamada çok düşük bir ihtimal olduğunu belirtiyor. Analistlerin öngörüsü, bölgedeki çatışmaların tamamen bitmek yerine daha düşük yoğunluklu ancak sürekli bir mücadele düzenine evrileceği yönünde.
Siyasi baskı ve enerji tedariğinde alarm
Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması, sadece bölgeyi değil, küresel enerji tedarik zincirini de doğrudan etkiliyor. Ham petrol ve doğalgaz sevkiyatlarındaki aksamalar, enflasyon baskısını yeniden gündeme getirirken, ABD iç siyasetinde de hareketliliğe yol açıyor. Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde artan akaryakıt fiyatları nedeniyle zorlanan Trump yönetimi, rezervlerini kullanmaya başlarken, bir yandan da ulusal güvenlik ekibiyle askeri opsiyonları masaya yatırıyor. Öte yandan, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yapılması planlanan zirvede İran meselesinin ana gündem maddelerinden biri olması bekleniyor.