Küresel ticaretin en kritik geçiş noktalarından biri olan bölgedeki çatışmalar, lojistik devlerini "en ucuz" yerine "en güvenli" rotayı seçmeye zorlayarak tedarik zinciri stratejilerinde köklü bir dönüşümü tetikledi.
Orta Doğu'da faaliyet gösteren liman işletmecisi Gulftainer'ın CEO'su Farid Belbouab, yaşanan bölgesel çatışmaların dünya ticaretindeki dengeleri kalıcı olarak sarstığını vurguladı. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın geçiş riskleriyle karşı karşıya kalması, uluslararası lojistik firmalarının operasyonel önceliklerini tamamen değiştirdi.
Khor Fakkan Limanı'nda büyük yoğunluk
Şirketin yönettiği ve Hürmüz Boğazı'nın dışında stratejik bir noktada konumlanan Khor Fakkan Limanı, bu değişimden en çok etkilenen merkezlerden biri oldu. Savaş öncesi dönemde haftalık 2 bin civarında konteyner trafiğine sahip olan liman, bölgedeki alternatif arayışlarının artmasıyla birlikte bu rakamı 50 bin konteyner seviyesine taşıdı. Aynı şekilde, günde sadece birkaç yüz kamyonun hareket ettiği liman tesislerinde, şu an günlük 7 bin civarında ağır vasıta giriş-çıkış yapıyor.
Maliyet odaklı model terk ediliyor
Bloomberg TV'ye konuşan Belbouab, ticari zihniyetteki kırılma noktasını şu sözlerle özetledi: Müşteriler artık navlun maliyetlerine odaklanmak yerine, yükün nihai noktaya güvenle ulaşıp ulaşmayacağını sorguluyor. Eskiden en ekonomik rota tercih edilirken, bugün rotanın uzunluğundan ziyade teslimat garantisi ön plana çıkıyor.
Lojistik dünyasında "tek seçenek" dönemi bitti
Hürmüz Boğazı'nın ticarete yeniden açılacağına dair beklentisini koruyan Belbouab, buna rağmen lojistik sektörünün artık dersini aldığını ifade etti. İthalatçılar ve gemi sahipleri, tek bir koridora bağımlı kalmanın yaratabileceği riskleri gördü. Bu durum, dünya genelindeki lojistik koridorlarının çok daha esnek ve yedekli stratejilerle yeniden kurgulanmasına yol açtı. Artık taşımacılıkta hedef, maliyet avantajından ziyade sürdürülebilir bir tedarik güvenliği sağlamak haline geldi.