Orta Doğu’da artan gerilim yeni aktörleri de gündeme taşıdı. Yemen merkezli Husiler, son yayımladıkları videoyla bölgedeki savaşta sahne alabileceklerinin sinyalini verdi. Özellikle Kızıldeniz hattında ticari gemilere yönelik saldırılar ve füze görüntüleri, uluslararası kamuoyunun dikkatini yeniden bu gruba çevirdi. ABD-İsrail ile İran arasında yükselen tansiyon sürerken “Husiler savaşa katılıyor mu, askeri güçleri ne kadar etkili?” soruları gündemin üst sıralarına çıktı. İşte Yemen’deki Husiler hakkında merak edilenler.
HUSİLER KİMDİR? ENSARULLAH HAREKETİNİN KÖKENİ
Husiler, resmi adıyla Ensarullah, 1990’lı yıllarda Yemen’de ortaya çıkan Zeydi Şii kökenli bir siyasi ve askeri hareket olarak biliniyor. Hareket, adını lider kadronun mensup olduğu Husi ailesinden alıyor.
Yemen iç savaşında merkezi rol oynayan grup, 2014 yılında başkent Sana’yı kontrol altına alarak ülke siyasetinde belirleyici bir aktör haline geldi. Uluslararası arenada bazı ülkeler tarafından terör örgütü olarak tanımlanırken, İran’a yakınlığıyla biliniyor. Husiler ise kendilerini Yemen’de dış müdahaleye karşı direnen bir yapı olarak tanımlıyor.
HUSİLER’İN ASKERİ GÜCÜ NASIL? GÜÇLÜLER Mİ?
Husiler, düzenli bir ordu yapısından ziyade hibrit bir silahlı güç olarak faaliyet gösteriyor. Ancak son yıllarda füze ve insansız hava aracı (İHA) kapasitesini önemli ölçüde artırdığı değerlendiriliyor.
Grubun en dikkat çeken askeri unsurları şunlar:
· Kısa ve orta menzilli balistik füzeler
Kamikaze İHA sistemleri
· Kıyı savunma füzeleri
· Hafif ve orta ölçekli kara birlikleri
Özellikle Kızıldeniz ve Aden Körfezi hattında ticari gemilere yönelik saldırılarla adından söz ettiren grup, deniz trafiğini tehdit edebilecek kapasiteye sahip olduğunu gösterdi. ABD Merkez Komutanlığı zaman zaman Husilere ait füze rampaları ve İHA altyapısına yönelik operasyonlar düzenlese de, grup saldırı kabiliyetini tamamen kaybetmiş değil.
Uzmanlara göre Husiler bölgesel ölçekte asimetrik savaş kapasitesi yüksek bir yapı. Ancak konvansiyonel anlamda büyük bir devlet ordusuyla doğrudan çatışma kapasitesi sınırlı.
HUSİLER DE Mİ SAVAŞA KATILIYOR? SON AÇIKLAMALAR
Husiler, yayımladıkları son videoda “Çok yakında…” ifadesini kullanarak yeni eylemlere işaret etti. Videoda füze fırlatma görüntüleri ve deniz hedeflerine yönelik saldırı simülasyonları yer aldı. Bu açıklama, özellikle ABD ve İsrail ile bağlantılı hedeflere yönelik yeni saldırı ihtimalini gündeme taşıdı.
Yemen’den yapılan bu çıkış, bölgedeki çatışmanın coğrafi olarak genişleyebileceği yorumlarına neden oldu. Husilerin daha önce İsrail bağlantılı ticari gemileri hedef aldığını duyurması, Kızıldeniz’de güvenlik riskini artırmıştı.
Ancak uzmanlar, Husilerin açıklamalarının bir kısmının caydırıcılık ve psikolojik savaş unsuru taşıdığı görüşünde. Gerçekleşecek olası eylemlerin kapsamı ve zamanlaması henüz net değil.
HUSİLER BÖLGESEL DENGELERİ NASIL ETKİLER?
Husilerin aktif şekilde savaşa katılması, özellikle deniz ticareti ve enerji arzı açısından ciddi sonuçlar doğurabilir. Kızıldeniz hattı, küresel ticaretin önemli geçiş noktalarından biri. Bu nedenle bölgedeki her askeri hareketlilik, uluslararası piyasaları doğrudan etkileyebiliyor.
Uzmanlara göre Husiler’in en güçlü yönü, asimetrik saldırı kapasitesi ve sürpriz hamleler yapabilmesi. Zayıf yönü ise uzun süreli ve geniş çaplı konvansiyonel savaşta sürdürülebilir kapasiteye sahip olmaması.