İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı casusluk davasını teknik detaylarla masaya yatıran milletvekili Mustafa Yeneroğlu, dava dosyasındaki sızıntıların İmamoğlu göreve gelmeden çok önce, AK Parti yönetimi sırasında yaşandığını belgeledi.
İstanbul 25’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran casusluk davasına dair hukukçu kimliğiyle dikkat çekici bir analiz yayımlayan İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, davanın temelini oluşturan iddiaların hukuki dayanağının bulunmadığını savundu. Yeneroğlu, Silivri'deki duruşmaları yakından takip ederek hazırladığı raporda, suçlamaların merkezindeki veri sızıntılarının tarihlerine odaklandı.
Tarihler sızıntının kaynağını ele veriyor
Yeneroğlu'nun paylaştığı bilirkişi verilerine göre, iddianamede delil olarak sunulan 17 e-posta adresi ve şifresi, belediye sistemlerinden değil, çok daha eski tarihlerde internet ortamına düşmüş verilerden oluşuyor. Söz konusu veri setlerinin bazılarının 18, bazılarının ise 11 yıl öncesine dayandığını vurgulayan Yeneroğlu, bu durumun Ekrem İmamoğlu’nun başkanlık görevini devraldığı 27 Haziran 2019 tarihinden çok önce gerçekleştiğini belirtti. Yeneroğlu, "Belediye çalışanlarının şifreleri yıllarca internette açık durumdayken, bu güvenlik açıklarının sorumluluğunu yeni yönetime yüklemek akla mantığa sığmıyor" ifadelerini kullandı.
Hukuki açıdan boşlukta kalan bir iddianame
Davanın casusluk kapsamında değerlendirilebilmesi için Yargıtay içtihatlarınca belirlenen yedi temel unsurun hiçbirinin mevcut dosyada bulunmadığını savunan Yeneroğlu, metninde şu noktaların altını çizdi:
Dosyada, söz konusu verilerin gizli kalması gereken 'devlet sırrı' niteliğinde olduğuna dair somut hiçbir veri bulunmuyor.
İddianamede casusluk suçunun vazgeçilmez bir unsuru olan 'yabancı bir devlet yararı' veya 'Türkiye Cumhuriyeti aleyhine bir faaliyet' iddiası hiçbir şekilde kanıtlanamıyor.
Sanıkların eylemlerinde 'casusluk saikiyle' hareket ettiklerine dair en küçük bir kanıt bile dosyada yer almıyor.
Yeneroğlu, 15 ile 20 yıl arasında hapis cezası istenen sanıkların durumuna dikkat çekerek, bu süreci "yumurtasız omlet yapmaya çalışmak" olarak nitelendirdi. Gazeteci Merdan Yanardağ’ın duruşmadaki ironik benzetmesine de destek veren Yeneroğlu, iddianamenin ileride hukuk tarihindeki yerini alacağını belirterek, adaletin bu noktada ciddi bir sınava tabi tutulduğunu ifade etti.