İmamoğlu'ndan Silivri'deki "Siyasi Casusluk" İddianamesine Sert Tepki: Bu Bir Hukuk Cinayeti

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, aralarında Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan'ın da bulunduğu isimler için 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında "siyasal ve askeri casusluk" suçlamasıyla açılan davanın Silivri'deki duruşmasında, ortada hiçbir somut delil bulunmamasına rağmen kendisinden masumiyetini ispat etmesinin istendiğini belirterek süreci "hukuk cinayeti" olarak nitelendirdi.

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, aralarında Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan'ın da bulunduğu isimler için 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Duruşma öncesinde salon çevresinde alınan yoğun güvenlik önlemleri ve basın mensuplarının salona alımındaki kısıtlamalar dikkat çekti.

Savunmasına "Ben casus değilim" diyerek başlayan Hüseyin Gün, hakkındaki iddiaların mesnetsiz olduğunu savunurken, 15 Temmuz sonrası FETÖ ile mücadele kapsamında devlet adına görev yaptığını hatırlattı. Gün, İmamoğlu ve diğer sanıklarla ilişkisinin profesyonel bir iş birliğinden ziyade, insani ve sınırlı düzeyde olduğunu vurguladı.

Hukuki süreçte yaşananlara tepki gösteren Ekrem İmamoğlu ise savunmasında davanın tamamen siyasi bir zeminde kurgulandığını ifade etti. İmamoğlu, "Suç yok, delil yok ama buna rağmen benden masumiyetimi ispat etmem isteniyor. Bu durum demokrasi ve adalet adına utanç vericidir" dedi.

Siyasi İradenin "Yargı Yoluyla İmhası"

Duruşmada söz alan İmamoğlu, kendisiyle birlikte yargılanan diğer isimlerle olan iletişiminin suç unsuru teşkil edemeyeceğini vurguladı. İddianamede yer alan "seçim manipülasyonu" ifadelerine sert çıkan İBB Başkanı, "İstanbul'da seçim kazanmak ne zaman suç oldu? Bu, sandıkta karşıma çıkmaya cesaret edemeyenlerin yürüttüğü bir yargı saldırısıdır" değerlendirmesinde bulundu.

Süreci bir "hukuk cinayeti" olarak tanımlayan İmamoğlu, bu tür davaların Türkiye'nin uluslararası arenadaki hukuk imajına ve yatırım ortamına ciddi zararlar verdiğini belirtti. Söz konusu yargılamanın, halkın iradesine karşı atılmış bir adım olduğunu savunan İmamoğlu, mücadelesinden gurur duyduğunu ve hiçbir baskı karşısında geri adım atmayacağını yineledi. Duruşma, mahkeme heyetinin çapraz sorguları ve savunmalarla devam ediyor.

İLGİLİ HABERLER