İran’dan ABD ile varılan mutabakata resmi onay geldi

Süreçle ilgili çekincelerini dile getiren Hamaney, Washington yönetimini aşırı taleplerde bulunmaması konusunda uyardı. İran’ın en üst düzey otoritesi olan Dini Lider Mücteba Hamaney, ABD ile gerçekleştirilen mutabakat zaptına yönelik resmi onayını kamuoyuyla paylaştı.

İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, ABD ile imzalanan mutabakat zaptını onayladığını duyurdu. Süreçle ilgili çekincelerini dile getiren Hamaney, Washington yönetimini aşırı taleplerde bulunmaması konusunda uyardı.

İran’ın en üst düzey otoritesi olan Dini Lider Mücteba Hamaney, ABD ile gerçekleştirilen mutabakat zaptına yönelik resmi onayını kamuoyuyla paylaştı. Yazılı bir açıklama yapan Hamaney, diplomatik sürece dair başlangıçta farklı görüşlere sahip olduğunu ancak İran hükümeti ve güvenlik bürokrasisinin verdiği garantiler neticesinde bu kararı aldığını belirtti.

Söz konusu mutabakatın İran milletinin çıkarlarını koruma sorumluluğu çerçevesinde kabul edildiğini vurgulayan Hamaney, Washington’a yönelik mesajında ise esneklik sınırlarının aşılmaması gerektiğini ifade etti. Hamaney, ABD’nin müzakere sürecinde aşırı taleplerde bulunması durumunda Tahran’ın geri adım atmaktan çekinmeyeceğini kaydetti.

Deniz ablukasında önemli gelişme

Hamaney’in onay kararının hemen ardından sahada somut bir adım atıldı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), mutabakat hükümleri uyarınca Amerikan deniz kuvvetlerinin İran kıyılarına ve limanlarına uyguladığı uzun süreli deniz ablukasını kaldırdığını resmen açıkladı. Bu gelişme, Orta Doğu’daki askeri dengelerin yeniden şekillenmesi açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.

Diplomatik müzakerelerin seyri

Cenevre’de planlanan teknik müzakerelere de değinen İran Dini Lideri, bu görüşmelerin bir "diplomatik teslimiyet" olarak yorumlanmaması gerektiğini savundu. Hamaney, diyalog kanalının açık tutulmasının düşmanın görüşlerini peşinen kabul etmek anlamına gelmediğini belirterek, sürecin tamamıyla ulusal menfaatlerin korunması ilkesine dayandığını ifade etti.

Bölgesel gerilimin düşürülmesi amacıyla atılan bu adımlar, uluslararası toplum tarafından yakından izlenirken, tarafların mutabakata ne ölçüde sadık kalacağı diplomatik çevrelerin ana gündem maddesini oluşturmaya devam ediyor.

İLGİLİ HABERLER