İskilipli Atıf Hoca Neden Asıldı? Ne Yaptı? İşte Yargılama Süreci

İskilipli Atıf Hoca neden asıldı, ne yaptı? Erken Cumhuriyet döneminin en çok tartışılan isimlerinden biri olan İskilipli Atıf Hoca’nın idamı, Şapka Kanunu süreciyle birlikte gündeme geliyor. İşte olayın tarihsel arka planı ve yargılama süreci…

Şapka Kanunu Süreci Nasıl Başladı?

1925 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nde Şapka İktisası Hakkında Kanun yürürlüğe girdi. Kılık kıyafet düzenlemesi kapsamında memurlar ve kamu görevlileri için şapka giyme zorunluluğu getirildi.

Kanunun ilan edilmesinin ardından ülkenin bazı bölgelerinde protestolar yaşandı. Bu dönem, Cumhuriyet inkılaplarının hayata geçirildiği ve köklü toplumsal dönüşümlerin yaşandığı bir süreç olarak kayıtlara geçti.

İskilipli Atıf Hoca Kimdir?

1875 yılında Çorum’un İskilip ilçesinde doğan İskilipli Atıf Hoca, medrese eğitimi aldı. İstanbul’da çeşitli dini ve ilmi görevlerde bulundu. II. Meşrutiyet döneminde ilmi çalışmalarıyla tanındı.

En bilinen eseri, Batı tarzı giyim alışkanlıklarını eleştiren “Frenk Mukallitliği ve Şapka” adlı risaledir. Bu eser, Şapka Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce kaleme alınmıştı.

Neden Yargılandı?

Şapka Kanunu’nun yürürlüğe girmesinin ardından, İskilipli Atıf Hoca’nın söz konusu risalesi yeniden gündeme geldi. Yargılama sırasında bu metnin halkı kanuna karşı kışkırtıcı nitelik taşıdığı değerlendirmesi yapıldı.

1926 yılında Ankara İstiklal Mahkemesi’nde görülen davada, Şapka Kanunu’na muhalefet suçlaması yöneltildi. Mahkeme, idam cezası kararı verdi.

İskilipli Atıf Hoca, 4 Şubat 1926 tarihinde Ankara’da idam edildi.

İstiklal Mahkemeleri ve Dönemin Koşulları

İstiklal Mahkemeleri, Cumhuriyet’in erken döneminde olağanüstü yetkilerle görev yapıyordu. Yargılama süreci, inkılapların uygulanmaya başladığı sert ve hızlı reform döneminde gerçekleşti.

Karar, dönemin siyasi atmosferi içinde değerlendirilir. İdam, Cumhuriyet’in modernleşme süreci bağlamında ele alınan önemli ve tartışmalı olaylardan biri haline geldi.

Tarihçiler Ne Diyor?

Konuya ilişkin tarihçiler arasında farklı değerlendirmeler bulunuyor:

Bir görüş, yargılamanın inkılap sürecinin sert koşulları içinde gerçekleştiğini savunuyor.

Başka bir yaklaşım ise risalenin kanundan önce yayımlandığını hatırlatarak kararın hukuki dayanağını tartışmaya açıyor.

Arşiv belgeleri ve mahkeme tutanakları, kararın dönemin reform ortamında verildiğini gösteriyor. Akademik çalışmalar, İstiklal Mahkemeleri’nin yetkilerini ve karar süreçlerini ayrıntılı biçimde inceliyor.

Tarihte Tartışmalı Bir Dönemeç

İskilipli Atıf Hoca’nın idamı, erken Cumhuriyet dönemindeki reformların en tartışmalı başlıklarından biri olarak kabul ediliyor. Olay, hukuk tarihi ve inkılap süreci açısından önem taşıyan bir dönemeç olarak değerlendirilmeye devam ediyor.

Bu konu, tarihsel bağlamı ve dönemin siyasi atmosferi dikkate alınarak ele alınmaya devam ediyor.

İLGİLİ HABERLER