İsrail’den BM kararına olaylı tepki: "Ahlaki bir çöküş"

Kararı sert bir dille reddeden İsrailli yetkililer, BM ile yürüttükleri diplomatik temasları askıya aldıklarını duyurdu. Uluslararası arenada büyük yankı uyandıran bu gelişme, BM Genel Sekreterliği tarafından her yıl yayımlanan "Çatışmalarda Cinsel Şiddet" raporu kapsamında gerçekleşti.

Birleşmiş Milletler, İsrail Cezaevi Servisi'ni çatışma bölgelerinde cinsel şiddet uygulayan aktörlerin yer aldığı kara listeye dahil etti. Kararı sert bir dille reddeden İsrailli yetkililer, BM ile yürüttükleri diplomatik temasları askıya aldıklarını duyurdu.

Uluslararası arenada büyük yankı uyandıran bu gelişme, BM Genel Sekreterliği tarafından her yıl yayımlanan "Çatışmalarda Cinsel Şiddet" raporu kapsamında gerçekleşti. 2026 yılından itibaren geçerli olacak karar doğrultusunda İsrail Cezaevi Servisi'nin (IPS) listeye girmesi, İsrail kanadında diplomatik bir krize yol açtı. İsrail yönetimi, bu adımın taraflı olduğunu savunarak BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ofisiyle olan tüm diplomatik trafiği durdurma kararı aldı.

Diplomatik krizin perde arkası

İsrail’in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon, ülkesinin Hamas ve IŞİD gibi örgütlerle aynı kategoride değerlendirilmesini kabul edilemez buldu. Danon, yaptığı açıklamada, "Bu karar, BM'nin sahip olduğu son güvenilirlik kırıntılarının da yok olduğunu gösteren ahlaki bir rezalettir" ifadelerini kullanarak tepkisini ortaya koydu. İsrail tarafı, bu listeleme sürecinin siyasi saiklerle yönetildiğini ve sahadaki gerçeklerle uyuşmadığını iddia ediyor.

Gözaltı merkezlerinde iddialar büyüyor

BM'nin bu ağır kararı almasında, ekim ayından bu yana cezaevlerinde tutulan kişilerin maruz kaldığı iddiaların etkili olduğu değerlendiriliyor. Daha önce çeşitli insan hakları kuruluşları ve BM soruşturma heyetleri, İsrail hapishanelerinde tutuklulara yönelik sistematik cinsel saldırı, işkence ve insanlık dışı muameleler yapıldığına dair raporlar yayımlamıştı. İsrailli mahkumların yaşadıklarını anlattığı beyanlar ve tutuklu merkezlerindeki yüksek ölüm oranları, uluslararası toplumun baskısını artırmıştı. B’Tselem gibi kuruluşlar, hapishane sistemini "işkence kampı" olarak tanımlarken, BM'nin bu adımıyla beraber İsrail’in diğer resmi kurumlarının da izlemeye alınabileceği belirtiliyor.

İLGİLİ HABERLER