Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararı sonrası faaliyet izni iptal edilen İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde binlerce öğrenci ve akademisyen büyük bir şok yaşıyor. YÖK, mağduriyet yaşanmaması için çalışmaların başladığını duyururken, kampüslerde seslerini duyurmaya çalışan öğrenciler finallerin ve diplomaların akıbetini sorguluyor.
Türkiye’nin köklü eğitim kurumlarından biri olan İstanbul Bilgi Üniversitesi için alınan ani kapatılma kararı, eğitim camiasında deprem etkisi yarattı. 2025 yılında yönetimine kayyum atanan üniversitenin, 2547 sayılı kanun uyarınca faaliyetlerinin durdurulması, 20 bini aşkın öğrenciyi ve binin üzerindeki akademik kadroyu belirsizliğe sürükledi.
Gelecek Planları Askıda Kaldı
Kararın duyulmasıyla birlikte Santral İstanbul Kampüsü’nde bir araya gelen öğrenciler, yaşanan gelişmelere tepki gösterdi. Polis ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri aldığı okul çevresinde, kapıların kısa süreliğine kilitlenmesi gerginliği tırmandırdı. Özellikle mezuniyet aşamasında olan hukuk fakültesi öğrencileri ve dönem finallerine hazırlanan diğer bölümlerdeki gençler, emeklerinin zayi olmasından endişe duyduklarını belirterek, yetkililerden acil bir yol haritası bekliyor. Akademik personel ise istihdam süreçlerinin nasıl ilerleyeceği konusunda ciddi bir huzursuzluk yaşıyor.
YÖK'ten "Sakinlik ve Güven" Mesajı
Gelişmeler üzerine kısa bir açıklama yapan Yükseköğretim Kurulu (YÖK), kimsenin hak kaybına uğramaması için gerekli tedbirlerin alındığını vurguladı. Öğrencilerin süreçle ilgili resmi kanalları takip etmeleri gerektiğini belirten kurum, garantör üniversite modeli üzerinde duruyor. İlk aşamada Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin süreci devralması gündeme gelse de, YÖK kaynakları en sağlıklı çözümün belirlenmesi adına teknik çalışmaların sürdüğünü ve nihai kararın henüz netleşmediğini ifade ediyor.
Köklü Geçmiş Yerini Bilinmezliğe Bıraktı
1996 yılında kurulan ve Türkiye’deki vakıf üniversitesi modelinin öncülerinden kabul edilen Bilgi Üniversitesi; Kuştepe, Dolapdere ve Santralistanbul kampüsleriyle yıllardır on binlerce mezun verdi. Can Holding bünyesine geçişiyle başlayan süreç, vakıf yönetimine kayyum atanmasıyla farklı bir boyuta taşınmış, nihayetinde ise faaliyet izninin kaldırılmasıyla sonuçlanmıştı. Şimdi tüm gözler, on binlerce öğrencinin eğitim hayatına kaldığı yerden devam edip edemeyeceğine dair YÖK'ten gelecek olan nihai açıklamaya çevrilmiş durumda.